Hizmet sektörü vitrindir

Erhan Dargeçit

Artık bir ramazan ayının daha sonuna yaklaşıyoruz. Bu günü saymazsak üç gün daha oruç tutacağız ve ardından bayram…

Konya’da her ramazan ayında olduğu gibi bu ramazanda da iftar programlarından, neredeyse evde iftar yapmaya fırsat bulamadık. Tabii ki burada şuna bir açıklama gerekir: İnsanlar, başka insanları ciddiye alıyorlar ve onları iftara çağırıyorlar. Ama hemen birileri çıkıp, bilerek ya da bilmeyerek nifak sokmaya çalışıyorlar ve “aman efendim birbirlerini ağırlıyorlar, fakirleri düşünmüyorlar” gibi beylik sözlerle insanlara sataşıyorlar.

“Amele pazarı” diye bir yerler olur şehirlerde. Bu yerlerde günlük yevmiye ile çalışan, iş arayan insanlar bekleşir ve ihtiyacı olanlar gidip oradan bu insanları alıp işe götürürler. Sanki böyle bir durum var da, fakirlerin de bekleştikleri bir yerler var oradan insanları toplayıp iftara taşıyacakmışız gibi bir algı vardır. Bu iftarları eleştirenler insanların düşünemedikleri nokta burasıdır.

Ben her gittiği iftarda, masalarda Konya’nın her tarafından ve her makamından insanlar gördüğümü belirtmek isterim. Fakiri de, zengini de, müdürü de, işçisi de, çiftçisi de, sanayicisi de hep bu sofralarda beraber iftarlarını açtılar. Güzel olan da bu değil mi?

Aslında bugün bahsetmek istediğim konu bununla alakalı olsa da direk bu değil. Ramazan vesilesiyle neredeyse Konya’nın tüm restaurantlarında, otellerinde, kır bahçelerinde iftar yapma şansını yakaladım. Konya’da ne kadar güzel yerler olduğunu ve çok paralar harcanarak insanlara hizmet için çok güzel yerler oluşturulduğunu gördüm.

Ancak bu güzel yerler kadar bir şey daha dikkat çekti ki, Konya’da hizmet sektöründe çok güzel yerler var. Ancak hizmet sektöründe hizmet edecek eleman sıkıntımız da var. Konya’daki bu tür yerlerin büyük bir çoğunluğundan hizmet almaktan kesinlikle mutlu olmazsınız.

Ve de alınan fiyatlar bu kadar uçmuşken ve hizmeti verememek bizim bu sektör içerisindeki işletmelerimizin bir zaafı olarak gözükmektedir.

Hele Çarşamba akşamı Ankara’da gittiğimiz “Konyalılar Buluşması”nı yaptığımız oteldeki hizmeti görünce ve aradaki farkı değerlendirince inanın Konya’daki hizmet sektörüyle Ankara’daki bir oteldeki hizmet sektörünün arasındaki farkın dünyalar kadar olduğunu söylemem gerekiyor.

Konya’da naylon sürahilerle çorba dağıtan bir otel restaurantıyla, Ankara’da porselen servis tenceresiyle çorba dağıtan bir otel restaurantı arasındaki farkı sanırım sizler de tahmin edebilirsiniz. Servis hızından falan zaten bahsetmeyeceğim bile…

Bence Konya büyüyüp gelişmekte olan bir şehir. Dolayısıyla böyle bir şehirde en önemli görevi hizmet sektörü oluşturacaktır. Hizmet sektöründeki aldığı hizmetten memnun kalmayan bir misafir Konya’dan da memnun kalmayacaktır.

Bu nedenle öncelikle o büyük otellerimiz başta olmak üzere, tüm hizmet sektörü içerisindeki kurum ve kuruluşlarımız kendilerine çekidüzen vermelidirler. 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.