Darbe üç ayaklıdır

Erhan Dargeçit

Darbe girişiminin ardından 16 gün geride kaldı. Muhakkak ki birçok girişimlerde bulunuldu ve birçok önlemler alındı. Ancak artık yavaş yavaş önlemler alınırken, girişimlerde bulunulurken, bir daha darbe olmaması için yapılacak çalışmaları da hızlandırmak lazım.

Darbe üç ayaklı bir hazırlık ister. Bunlardan biri asker ve polisten oluşan güvenlik güçleri ayağıdır. İkincisi ekonomiyi sağlayan, işadamı ve sanayici ayağıdır. Üçüncüsü de siyaset ayağıdır.  Bu üç ayaktan biri eksik olursa darbe yapmaya falan girişemezsiniz.

Güvenlik güçleri ayağından polis kesimi “17-25 Aralık” olayları döneminde bir parça engellenmeye çalışılmıştı. Ve şimdi de sanırım bu engellenen kesimin çoğu gözaltına alındı.  Asker kesimi de darbe girişimiyle birlikte önlemler, eksik de olsa, en üst safhada alınmaya başlamıştı. Yani güvenlik güçleriyle ilgili ayak kesilmeye başladı.

Sanayici-işadamı ayağı da birçok ilde bu terör örgütüne para kaynağı oluşturan işadamı ve sanayici kesim gözaltına alındı ve alınmaya da devam ediliyor. Gerçi geç kalındığı için birçok işadamı ve sanayici de “kaçak” durumda ama olsun, bir şekilde başlanıldı yani.

Üçüncü ayağa geldiğimizde gördüğümüz manzara ise tam anlamıyla içler acısı…

Devleti, bu darbenin sanki hiç siyasi ayağı yokmuş gibi bir tavır içerisinde görüyorum. Yani sanki bu darbeyi sadece asker darbesi olarak görmemizi isteyen bir güç mü var ortada? Bu askerdeki, polisteki, yapılanma esnasında siyasiler gözlerini mi yummuştu. Veya bu gözlerini yumanlar kimlerdi? Kısacası aslında bu darbe yapma aşamasına gelen yapının, bu aşamaya gelene kadar aldığı siyasi destekler nelerdi ve kimlerdi? Bunları bir an önce ortaya çıkarmak ve bununla mücadeleye başlamak da şart olmuştur.

Bundan sonra ki süreçte bu terör örgütünün yeraltına çekileceği ve bundan sonraki mücadelesini Recep Tayyip Erdoğan ile uluslar arası arenada vermeye çalışacağı aşikardır. Dolayısıyla bunun önlemini de Devlet bir an önce almak zorundadır. Bu önlemlerin başında da bu örgütün siyasi ayağını kesmek gelmektedir.

17-25 Aralık’tan sonra bu terör örgütüne destek veren siyasiler kimlerdir? O süreçten sonra Hükümet bu terör örgütüne karşılık nasıl bir politika geliştirmiştir ve FETÖ’nün üzerine gitmiş midir? 17-25 Aralık dönemi sonrasında bakanlıklarda ne gibi bir çalışmalar yapılmıştır? Hükümet Başkanı FETÖ aleyhine ne gibi yaptırımlar getirmiştir? Bu soruların cevapları derhal alınmalı ve sorgulanmalıdır. Bu terör örgütün siyasi ayağına da gerekirse bu yönden başlanmalıdır.

Ayrıca yanlış atılan ya da beklenmeyen adımlar da bulunmaktadır ama buna da yarın ki yazımda devam edeyim.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.