Özel Okullarda Çalışan Öğretmenlerin Kıdem Tazminatı Ve Diğer Hakları

Arif AYTÜRK

Özel eğitim kurumlarında çalışan öğretmenlerin çalışma koşulları ve hakları, bu husustaki temel Kanun olan 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu hükümlerine göre yürütülmektedir.

5580 sayılı Kanun'un 9 ncu maddesinde,öğretmenlerin özlük haklarına ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. Anılan Maddede;" Kurumlarda çalışan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler ile kurucu veya kurucu temsilcisi arasında yapılacak iş sözleşmesi, en az bir takvim yılı süreli olmak üzere yönetmelikle belirtilen esaslara göre yazılı olarak yapılır. Mazeretleri nedeniyle kurumdan ayrılan öğretmen ve öğreticilerin yerine alınacak olanlar ile devredilen kurumların yönetici, öğretmen ve öğreticileri ile bir yıldan daha az bir süre için de iş sözleşmesi yapılabilir.

Okullarda yöneticilik ve eğitim-öğretim hizmeti yapanlara, kıdemlerine göre (emekliler hariç) dengi resmî okullarda ödenen aylık ile sosyal yardım kapsamındaki ek ödeme tutarlarından az ücret verilemez.

Sosyal yardım kapsamındaki ek ödemeler, bütçe kanunlarıyla resmî okul öğretmen ve personeline sağlanan haklara denk olara2k okul öğretmenlerine ve personeline de ödenir. Sosyal yardım kapsamındaki ek ödemelerden gelir vergisi kesilmez..." Şeklinde düzenleme yer almaktadır.

Aynı madde, özel eğitim kurumlarında görev yapan, yönetici,öğretmen,uzman öğretici ve usta öğreticilerin sosyal güvenlik ve özlük hakları yönünden 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu(yenisi 5510 sayılı Kanun) ile 4857 sayılı İş Kanununa tabi oldukları yönünde düzenleme içermektedir. Özel okul öğretmenleri, görevle ilgili işledikleri suçlar hakkında ayrıca,devlet memurlarının yargılanma usulünü düzenleyen 4483 sayılı Kanuna da tabidirler.

Kural olarak özel okul öğretmenleri ile okul arasında imzalanan hizmet sözleşmesi en az bir yıl süreli olmak durumundadır.Bir yıldan az süreli sözleşmeler ancak mazeretleri nedeniyle okuldan ayrılan öğretmenlerin yerine alınacak olanlar ile okulların başka bir şahsa devredilmesi durumunda yapılabilmektedir.

Öğretmen ile okul arasında imzalanan bu sözleşmeler uygulamada genellikle birer yıl olarak yapılmakta ve bu durum 4857 sayılı İş Kanununda tanımı yapılan belirli süreli sözleşme kapsamına girmektedir. Uygulamada sorun yaşanan durum da buradan çıkmakta, okul sahipleri, öğretmenin sözleşmesinin belirli süreli olduğu iddiası ile öğretmenin kıdem tazminatına hak kazanmadığını ileri sürmektedir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, bu şekilde birer yıl olarak birden çok kez sözleşmenin imzalanmış olması, artık ortada bir zincirleme sözleşmenin olduğunu ve sözleşmenin baştan beri belirsiz süreli hale geldiğini ortaya koyar ve öğretmen kıdem tazminatına hak kazanır.

Bilindiği gibi belirli süreli sözleşmeler, sözleşmenin ne zaman sona ereceğinin baştan belirlenerek sözleşmeye yazıldığı sözleşme türleridir. Taraflardan herhangi biri sözleşme bitim tarihinden önce herhangi bir irade beyanı ile sözleşmenin yenilenmeyeceğini karşı tarafa bildirmemişse, sözleşme kendiliğinden, belirlenen tarihte sona erecektir. Bu durumda öğretmenin kıdem tazminatına hak kazanacağı Yargıtay Hukuk Genel Kurul kararı ile hüküm altına alınmıştır.Sözleşmenin bitim tarihinden önce,taraflardan herhangi birisi sözleşmenin yenilenmeyeceği yönünde bir irade ortaya koymuş ise bu durumda ise irade beyanında bulunan tarafa göre değerlendirme yapılmaktadır.Şayet okul idaresi bu fesih beyanında bulunmuş ise öğretmen yine kıdem tazminatına hak kazanacak, ancak öğretmen tarafından fesih beyanı yapılmış ise, sözleşmenin bizzat öğretmen tarafından feshedilmiş olması nedeniyle kıdem tazminatına hak kazanamayacaktır.

Özel okul öğretmenlerinin en çok yaşadığı sorunlardan birisi de, her yıl devlet okullarındaki öğretmenlere verilen eğitim öğretim tazminatları ile ilgilidir.Zira 5580 sayılı Kanun'un 9 ncu maddesine göre,özel okullarda eğitim-öğretim hizmeti yapanlara,dengi  resmi okullarda ödenen aylık ile sosyal yardım kapsamındaki ek ödeme tutarlarından az ücret verilemeyecektir. Ne varki bir çok özel okulda görevli öğretmenin banka hesabına, okul tarafından, eğitim öğretim tazminatları yatırılmakta ve öğretmen tarafından bu paralar çekilerek geri okula iade edilmek suretiyle kanunun amir hükmü dolanılarak yerine getirilmiş olmaktadır. Aksi halde sözleşmenin feshi yahut mobbinge tabi olacağını bilen öğretmen, istemese de buna boyun eğmektedir.Bu durum çocuklarımızı emanet ettiğimiz öğretmenlerimizin moral ve ruh durumunu sarsacak niteliktedir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.