Hiç 'HAVALARA' girmeyin!

Ali Sait Öğe

'Havamız temiz, pırıl pırıl bir gün gibi, havası en temiz illerin başında geliyoruz, doğalgaz kullanımı ile birlikte hava kirliliği büyük ölçüde azaldı. Konya en temiz şehirlerden birisi' gibi kelimeleri boşa götürerek hiç HAVALARA girmeyin valla…

 

Ya arkadaş son bir ay içerisinde çevrenize bir bakın Allah aşkına… Öksürmeyen, aksırmayan, ağzını burnunu kapatmayan kişi kalmadı. Nefes darlığı nedeniyle neredeyse ölümle burun buruna gelen kişileri görmüyor musunuz?

 

Onlarca kamu hastanesinin yanı sıra üniversite hastanelerine, özel hastanelere üst solunum, göğüs hastalıkları, nefes darlığı gibi şikayetlerle gelen hasta sayısının ne kadar olduğunu bile çıkarmakta zorlandı yetkililer.

 

Son bir ay içerisinde başvurular o kadar artmış ki  net bir rakam vermek için baya bir zaman gerekiyor herhalde.

 

Özellikle Karatay bölgesinde akşam saatlerinde yaşanan hava kirliliği kesinlikle dayanılacak bir boyutta değil.

 

Aile hekimine şikayetler için gelen hasta sayısı o kadar fazla ki doktorlar bile zorlanmaya başladı artık.

 

Yetkililer gelinen bu tehlikeli boyutu görmüyorlar mı?

 

Nefes darlığı veya üst seviyede Koah hastası olanlar bırakın dışarı çıkmayı evin içinde bile nefes almakta zorlanır hale geldiler.

 

Bu nedenle 'Havalara girmeyin' başlığını kullandım.

 

Çünkü işin doğrusu bu. Valla Konya'nın bu şekilde bir hava kirliliği tehlikesi el karşı karşıya kalmasının bedelini sadece hasta olan vatandaşlar değil, normal vatandaşlar ve özellikle çocuklar çok ağır bir şekilde ödüyor haberiniz olsun.

 

Çevremde benim bizzat gözlemlediğim hatta kendimin bile maruz kaldığı rahatsızlık için gittiğim hastanede doktorların söylediği aklımı karıştırdı.

 

Gelen hastaların yüzde 90'ı nefes darlığı, geniz akıntısı, aşırı kuru öksürük, boğaz ağrısı, göğüste aşırı daralma, nefes almakta şiddetli zorlanma gibi büyük oranda hava kirliliğine bağlı rahatsızlıklar için geliyor. Ve bu rahatsızlık istediğiniz kadar ilaç alın birkaç ay sürer diyerek gelinen noktanın ne kadar ciddi olduğunu gözler önüne serdi.

 

Daha kar yağmadan kalorifer ve sobalar daha yüksek seviyede yanmadan kirlilik bu boyuta ulaştıysa yarın ağır kış şartlarında nasıl olacak merak ediyorum.

 

Oturduğumuz sitede öksürük sesleri inanın her yerden duyulur hale geldi. İçerde daralan ve biraz hava alayım diye camı açan vatandaşlar ise dışarıdan hava yerine zehir ile karşılaşınca hemen içeri kaçıyor.

 

Nasıl önlem alınır idarecilerimiz biliyorlardır. Ne yaparlarsa yapsınlar ama şu kirliliğe artık kalıcı bir çözüm bulsunlar. Yoksa övünecek çok fazla bir havamız kalmayacak gibi.

 

Tabi burada üst düzey yerleşim yerlerinde oturan idarecilerimiz taşra bölgelerinde yaşanan bu tehlikeyi görmekte zorlanabilir.

 

Ama lütfen arada bir Karatay'ın sözde en modern bölgesine bir zahmet uğrasınlar, nefesleri daraltan kirlilik, burunların direğini kıran pis kokuları bir nebze olsun görsünler ve alınması gereken tedbirler ne ise alınsın.