Modern yaşamın beraberinde getirdiği hareketsizlik, dünya genelinde kronik hastalıkların en önemli nedenleri arasında gösteriliyor. Medicana Konya Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Hacı Ali Tekkurt, düzenli fiziksel aktivitenin hem hastalıkların önlenmesinde hem de mevcut hastalıkların yönetiminde büyük önem taşıdığını söyledi.
Fiziksel aktivitenin, iskelet kaslarının kasılması sonucu enerji harcanmasına neden olan her türlü vücut hareketi olduğunu belirten Tekkurt, kronik hastalıkların ortak risk faktörlerinden birinin fiziksel hareketsizlik olduğuna dikkat çekti. Tekkurt, “Fiziksel hareketsizlik, dünya genelinde ölüme neden olan risk faktörleri arasında dördüncü sırada yer alıyor” dedi.
Kronik hastalıkların çoğunlukla kardiyovasküler hastalıklar, kanser, kronik solunum hastalıkları ve diyabet gibi rahatsızlıkları kapsadığını ifade eden Tekkurt, bu hastalık gruplarının erken ölümlerin büyük bölümünü oluşturduğunu belirtti.
“Hareketsiz yaşam önemli bir halk sağlığı sorunu”
Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan araştırmalara değinen Tekkurt, Türkiye’de fiziksel aktivite yetersizliğinin ciddi seviyelerde olduğunu belirterek, “Araştırmaya göre kadınların yüzde 87’si, erkeklerin ise yüzde 77’si yeterli düzeyde fiziksel aktivite yapmıyor. Hareketsiz yaşam ve fiziksel aktivite yetersizliği ülkemiz için önemli bir halk sağlığı sorunu” diye konuştu.
Düzenli fiziksel aktivitenin birçok kronik hastalığa karşı koruyucu etkisi bulunduğunu vurgulayan Tekkurt, “Düzenli fiziksel aktivite; kalp hastalığı, inme ve yüksek tansiyon riskini önemli ölçüde düşürüyor. Bazı çalışmalar kardiyovasküler hastalık riskinde yüzde 49’a varan azalma olduğunu gösteriyor. Egzersiz aynı zamanda kötü kolesterolü düşürürken iyi kolesterolü artırıyor ve damar sertliğini önlemeye yardımcı oluyor” ifadelerini kullandı.
Egzersizin kan şekeri kontrolüne de katkı sağladığını kaydeden Tekkurt, “Fiziksel aktivite, hücrelerin insülin duyarlılığını artırarak kan şekerini düzenliyor ve Tip 2 diyabet riskini azaltabiliyor” dedi.
“Aktiviteyi yaşam biçimi haline getirmek gerekiyor”
Hareketsiz yaşamın neden olduğu sağlık sorunlarının her geçen yıl arttığını ifade eden Tekkurt, fiziksel aktivitenin yaşam biçimi haline getirilmesi gerektiğini söyledi.
Tekkurt, “Düzenli fiziksel aktivite metabolizma hızını artırır, aşırı kilo alımını önler ve obeziteyle ilişkili kronik hastalıkların oluşumunu engeller. Ayrıca başta meme, kolon, mesane ve akciğer olmak üzere en az sekiz farklı kanser türünün görülme sıklığını azalttığı da gösterilmiştir” dedi.
Dünya genelindeki kanser vakalarının yaklaşık yüzde 25’inin sedanter yaşam tarzı ve aşırı kilodan kaynaklandığını belirten Tekkurt, fiziksel aktivitenin kemik ve kas sağlığı üzerindeki etkilerine de dikkat çekti.
Tekkurt, “Hareketlilik kemik yoğunluğunu artırarak özellikle menopoz sonrası kadınlarda kemik erimesini önler. Kas kuvvetini koruyarak yaşlılarda düşme ve kırık riskini azaltır. Ayrıca depresyon ve anksiyete belirtilerini hafifletir, stresi azaltır ve genel ruh halini iyileştirir” şeklinde konuştu.
“Haftada en az 150 dakika egzersiz yapılmalı”
Fiziksel aktivitenin yalnızca destekleyici değil, tedavi süreçlerinin de vazgeçilmez bir parçası olduğunu vurgulayan Tekkurt, düzenli egzersizin yaşam kalitesini artırdığını belirtti.
Tekkurt, “Haftada en az 150-300 dakika tempolu yürüyüş veya orta yoğunlukta aerobik aktivite yapılmalı. Bunun yanında haftada en az iki gün ana kas gruplarını çalıştıran kuvvet antrenmanları da ihmal edilmemeli” dedi.
Kronik hastalıklarla mücadelede bireye özgü ve sürdürülebilir egzersiz programlarının önemine dikkat çeken Tekkurt, “Fiziksel aktivite programlarının yaygınlaştırılması hem toplum sağlığının iyileştirilmesi hem de sağlık sistemleri üzerindeki yükün azaltılması açısından stratejik öneme sahip” ifadelerini kullandı.