Antikor seviyesine baktırmak yerine tedbir alın

Antikor testi yaptırarak koronavirüse karşı ne kadar bağışıklık kazandığını öğrenmek isteyenler çoğalıyor. Oysa bu testlerin sonucuna bakarak tedbiri gevşetmek doğru değil.

Antikor seviyesine baktırmak yerine tedbir alın

Koronavirüse yakalananların sayısı dünyada 145 milyonu aştı. Türkiye’de ise 4,5 milyonu geçti. COVID-19’la mücadele korunma tedbirleri ve aşılamayla birlikte sürdürülüyor. Özellikle son günlerde COVID-19 geçirenler arasında antikor testi yaptıranlar giderek çoğalıyor. Bu testlerin sonucuna göre antikor taşıyan kişiler, hastalığa yakalanmayacağını düşünüyor. Vücuttaki antikor oranının, virüse karşı koruyucu etkiye sahip olduğuna inanılıyor. Oysa bilim insanları bunun doğru olmadığını ifade ediyor.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ali Asan, “Antikor testi yaptırmak kesinlikle doğru değil. Biz bu testleri bilimsel araştırmalarda aşının yanıtını belirlemek için kullanıyoruz” diyor.

Toplum için risk oluşturuyor

Uzmanlara göre antikor testi yaptırmak gereksiz olduğu kadar riskli de... Doç. Dr. Ali Asan bunu şöyle açıklıyor:

“Acaba aşım tuttu mu? kaygısına gerek yok. Test yaptırmak, aksine toplum açısından risk oluşturuyor. Çünkü kişi antikor testini yaptırdıktan sonra pozitif olduğunu ve tamamen korunduğunu düşünerek önlemleri bırakıyor. Aşı olan kişilere genellikle virüs bulaşsa bile enfeksiyon kapmıyor. Ancak o kişi virüsü çevresine yayabiliyor.”

Bu konuda bir başka çekince ise antikor testlerinin ne kadar gerçeği yansıttığı. Çünkü farklı merkezlerde farklı test tipleri yapılıyor. Bir başka ifadeyle aynı kişinin antikor testi sonucu iki farklı merkezde, iki farklı şekilde çıkabiliyor. Doç. Dr. Asan, “Toplumda yapılan testlerin bir standardı yok” diyerek devam ediyor:

“Mesela kişinin bir laboratuvarda yaptırdığı test negatif çıkıyor. Biz ona baktığımızda pozitif olduğunu görebiliyoruz. Yani bakılan antijenler de çok önemli. Ancak kesinlikle bu kaygıya girmemek lazım. Böyle bir şeye ihtiyacımız yok.”

Antikor seviyesi ile ilgili çıkarımlar doğru değil

Antikor testi sonucunu yorumlama konusu işin bir başka yönü. Test sonucundaki antikor seviyesine bakarak kendisini “güvende” hissedenler azımsanmayacak kadar fazla. Doç. Dr. Asan, bu güven duygusunun son derece yanıltıcı olduğunu vurguluyor:

“Sonuca göre antikor seviyesi 10 çıktığı zaman daha az korur ya da 50 olursa 3 ay korur gibi bir şey söz konusu değil. Bunların böyle bir oransal ilişkisi yok. Başka laboratuvarda 100 çıkan antikor seviyesi diğer bir yerde 10 çıkabilir. Testler arasında normal sınırlar birbirinden farklı olabiliyor. Birbirleriyle karşılaştırmak bile sıkıntılı.”

Üstelik belli bir antikor seviyesi olsa da bu, hastalığa yakalanmaya engel değil. Doç. Dr. Asan, bu konuda şu açıklamayı yapıyor:

“Şu sıralarda virüsün mutasyon geçirmesi sonucu oluşan varyasyonlardan bahsediyoruz. Ülkemizde daha çok İngiliz varyantı görülüyor. Gerek Sinovac aşısı gerekse Biontech aşısı bu varyantta etkili görünüyor. Ama bunların ne kadar koruduğunu bilmiyoruz.”

Eldeki en büyük tedbirin maske, mesafe ve hijyen olduğunu ifade eden Doç. Dr. Asan, çok önemli bir uyarıda bulunuyor:

“Birçok sağlık çalışanı aşıdan önce enfekte oldu ama herkes korunmaya devam ediyor. Aşı olsak dahi salgın, toplum sağlığı açısından risk olma noktasından uzaklaşmadığı sürece koruyucu önlemlere çok özen göstermemiz gerekiyor.”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.