Alzheimer hastalığında erken tanının önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Aysun Onur Büyükcebeci hastalığın özellikle ileri yaşlarda ortaya çıktığını ve yakınların fark ettiği bazı değişikliklerin önemli uyarılar olabileceğini söyledi.
“Amaç erken tanı ve uygun tedavi”
Eylül ayının Alzheimer farkındalık ayı olarak değerlendirildiğini belirten Büyükcebeci, “Her yıl eylül ayında Alzheimer hastalığı konusunda farkındalık oluşturuluyor. 21 Eylül de Dünya Alzheimer Günü olarak anılıyor. Bu ayın amacı Alzheimer hastalarının erken tanınması, erken dönemde doktora başvurmaları ve uygun tedaviye alınarak mümkün olduğunca normal yaşamlarını sürdürmelerinin sağlanmasıdır” dedi.
Alzheimer’ın en önemli belirtilerinden birinin yakın hafıza bozukluğu olduğunu ifade eden Büyükcebeci, kişilik ve davranış değişikliklerinin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
Kişilik ve davranış değişikliklerine dikkat
Büyükcebeci hastaların yakınlarının fark edebileceği belirtileri “Özellikle yakın hafıza bozukluğu ve kişilik değişikliği bizim için çok önemli. Bunun dışında denge problemleri, idrar problemleri ve gece uyku sorunları gibi şikâyetler de görülebiliyor. Hastanın etrafındaki kişiler, özellikle eşi ve çocukları birtakım uygunsuz davranışları fark edebilir. Örneğin eskiden çok içine kapanık olan bir kişinin taşkın davranışlar sergilemesi veya tam tersine çok sosyal ve hareketli bir kişinin içine kapanması önemli olabilir” şeklinde ifade etti.
Daha önce ilgi gösterilen faaliyetlere karşı isteksizliğin de önemli bir belirti olabileceğini kaydeden Büyükcebeci, “Kitap okumayı seven bir insanın artık kitap okumak istememesi ya da müzik dinlemeyi seven bir kişinin müziğe karşı ilgisini kaybetmesi gibi değişiklikler yakınları tarafından fark edilebilir” diye konuştu.

“Dün geldin, aylardır gelmiyorsun diyebilir”
Yakın hafıza kaybının günlük yaşamda çeşitli şekillerde kendini gösterebileceğini belirten Büyükcebeci hastalarda görülen değişimlere dikkat çekerek ,”Örneğin siz dün ziyaret ettiğiniz yaşlı bir kişiden ‘Aylardır gelmiyorsun’ şeklinde bir tepki alabilirsiniz. Ne yediğini veya yemek yiyip yemediğini unutabilir. Aynı soruyu kısa aralıklarla defalarca sorabilir. Bunlar hastalığın erken döneminde görülebilecek belirtilerdir” şeklinde konuştu.
Hastalığın ilerleyen dönemlerinde hafıza kaybının daha belirgin hale geldiğini ifade eden Büyükcebeci, hastaların eşini, çocuklarını veya yakınlarını tanımakta güçlük çekebileceğini, onları başka kişilerle karıştırabileceğini söyledi. İlerleyen süreçte denge problemleri, idrar kaçırma ve özellikle geceleri halüsinasyonların da görülebileceğini belirtti.
“Erken tanı hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilir”
Alzheimer hastalığında tamamen geri dönüşün mümkün olmadığını ancak erken tanı ve tedaviyle hastalığın ilerleme hızının yavaşlatılabileceğini vurgulayan Büyükcebeci, “Hastalığın yüzde yüz geri dönüşü yok. Ancak ne kadar erken tanırsak, hastalığın o kadar yavaş ilerlemesini sağlamak mümkün” dedi.
Özellikle hastalığın ilk dönemlerinde, yalnızca yakın hafıza bozukluğunun bulunduğu aşamada başvuran hastalarda tedavinin önemli katkı sağladığını belirten Büyükcebeci, “Hasta ilk dönemlerde bize gelir ve tanısını alırsa, uygun tedavilerle uzun süre normal hayatını sürdürmesini sağlamak mümkün olabiliyor” ifadelerini kullandı.
İleri evrede başlanan tedavilerin de önemli olduğunu dile getiren Büyükcebeci, “Daha ilerlemiş hastalarda tedaviye başladığımızda en azından hastalığın daha fazla ilerlemesini önlemeye çalışıyoruz. Aynı zamanda halüsinasyon, korku ve benzeri belirtilerin kontrol altına alınması, hastanın beslenmesinin ve bakımının kolaylaştırılması açısından da tedavi büyük önem taşıyor” dedi.