Adet düzensizlikleri kanser habercisi olabilir!

Özel Medova Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mustafa Ulusoy, düzensiz adet kanamalarının kanser öncüsü veya kısırlık nedeni olabileceğini belirtti.

Adet düzensizlikleri kanser habercisi olabilir!

adet-duzensizlikleri-kanser-habercisi-olabilir.jpgÖzel Medova Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mustafa Ulusoy, düzensiz adet kanamalarının adolesan çağından başlayıp menopoz dönemine kadar kadınların sık karşılaştıkları rahatsızlıklardan biri olduğunu söyledi.  Ulusoy, “24 günden erken, 34 günden geç gelen, 8 günden uzun süren ve günlük aktiviteyi engelleyecek miktardan fazla gelen kanamalar düzensiz adet kanamaları (DUK) olarak adlandırılır. Düzensiz adet kanamalarının bir kısmı ultrason, MR, tomografi gibi görüntüleme yöntemleri ve fiziksel muayene ile tespit edilebildiği gibi bir kısmı da tam kan, hormon tetkiki, tümör belirteçleri, biyopsi gibi ileri laboratuvar tetkikleri ile tespit edilebilmektedir. Çoğu zaman tanıya varmak için bu tetkik yöntemlerinin iki veya üç tanesini kullanmamız gerekmektedir. Görüntüleme yöntemleri ile tespit edilebilen hastalıkların başında miyomlar, rahim içi siğiller, kanser ve kanser öncüsü doku bozukları gelmektedir. Laboratuvar tetkikleri ile tespit edilebilen hastalıkların başında ise özellikle çocukluk çağından itibaren sistemik kanama yatkınlığı olarak görülen pıhtılaşma bozuklukları gelmektedir (Von Willebrant Sendromu). Ovülasyon bozukluğu ile ortaya çıkan kanamalar aynı zamanda kısırlık nedenidir. Geçirilen küretajlar, pelvik enfeksiyonlar ve uzun süreli spiral kullanımı; sonradan bizim neden olduğumuz kanamalar olarak ortaya çıkar. Teşhiste kullandığımız hiçbir yöntem bir başkasının yerine geçmez, sadece birbirini tamamlayıcıdır. Tedavide amaç; kanamayı durdurmak, tekrarlayan kanamayı ve anemiyi önlemek, adetleri düzenlemek, hastanın çocuk sahibi olmasına yardımcı olmak, eğer hastalık kanser öncüsü olan bir lezyonsa erkenden tanı koyup etkin tedaviyi düzenlemektir. Tedavi seçenekleri; hastanın yaşına, kanamanın nedenine, hastanın çocuk sahibi olup olmama durumuna, taşıdığı risk faktörlerine, sistemik hastalıklarına ve hastanın tercihlerine göre değişir” dedi.

AŞIRI KİLO ALIYORSANIZ DİKKAT!

Genç kızlık çağındaki vücudun istenmeyen bölgelerinde çıkan kıllanmalar, aşırı kilo alımı ve düzensiz adet kanamalarıyla ortaya çıkan ve yirmili yaşların ikinci yarısında sıklıkla kısırlık nedeni olan hastalıklardan birinin polikistik over hastalığı olduğunu belirten Dr. Ulusoy,  “Eğer erken yaşlarda önlem alınıp beslenme tarzı düzenlenirse ciddi bir sorun olarak görülmeyebilir. Özellikle genç kızlardaki aşırı kilo alma umursanmaz ise ilerleyen yaşlarda ömür boyu devam edecek olan hastalıklar zincirinin başlangıcı olabilir. Ayrıca bu dönemdeki tiroit hastalıkları da düzensiz adet kanamasının ve kısırlığın nedeni olabilir. yine doğurganlık yaşında sıkça gördüğümüz düzensiz adet kanamalarının nedenlerinden bazıları da rahimin iyi huylu urları (miyomlar) ve yumurtalık kistleridir. Burada tedavi için seçilecek cerrahi yöntemde sadece hasta dokunun çıkarılması (organ koruyucu cerrahi) uygulanarak doğurma yetisinin korunması gerekmektedir” dedi.

CERRAHİ TEDAVİDE HASTANIN YAŞINA VE KİLOSUNA GÖRE DEĞİŞİK METOTLAR UYGULANMALIDIR

Kırklı yaşlarda ortaya çıkan adet düzensizliklerinin başında hiperplaziler denilen kanser öncüsü lezyonaların veya kanserlerin geldiğini ifade eden Ulusoy,  “Bu dönemde oluşan kanamalarda biyopsi yapmadan yani kanamalı dokudan örnek alıp incelemeden asla ilaç verilmemeli ya da ameliyat yapılmamalıdır. Yanlış ilaç tedavisi veya eksik cerrahi hastanın doğru tedavi seçeneğini ortadan kaldırabilir. Tıptaki temel prensiplerden biri olan “hastalık yok hasta var” prensibinin yani her hastanın tedavisi kişiye özeldir yaklaşımının doğru olduğu durumlardan biridir. Medikal tedavi olarak ya östrojen-progesteron içeren hormon preparatları ya da sistematik hastalığa yönelik özel tedaviler; menopoz öncesi dönemde rahim içi araç (RİA) olarak adlandırdığımız hormonlu spirallerdir. Cerrahi tedavi, medikal tedavinin yani ilaç tedavisinin yetersiz olduğu durumda seçilecek tedavidir. Bu ya sadece hasta dokunun çıkarılması (miyomun, siğillerin, yumurtalık kistlerinin çıkarılması) ya da tutulan organın çıkarılması (rahim, yumurtalık alınması) şeklinde olur. Burada üzerinde durulması gereken en önemli olay her kişide aynı hastalıkta bile farklı kişilerde farklı tedavi seçeneklerinin gerekliliğidir. Aynı hastalıkta, farklı yaşlarda, şişman veya zayıf hastada farklı ilaç kullanılması gerekmektedir. Cerrahi tedavide de hastanın yaşına, kilosuna, taşıdığı diğer hastalıklara ve hastanın tercihlerine göre değişik metotlar uygulanmalıdır” şeklinde konuştu.

Haber Editörü

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.