Türk tarihine damga vuran emir: Emir Celâleddin Karatay

Emir Celâleddin Karatay, 13. yüzyılda devlet yönetiminde rol oynayan devlet adamlarından biridir. Peki, Emir Celâleddin Karatay ne gibi hizmetlerde bulundu, ne zaman ve nasıl öldü? Emir Celâleddin Karatay'ın hayatına ilişkin bilgileri sizler için derledik

Türk tarihine damga vuran emir: Emir Celâleddin Karatay

Celalettin Karatay’ın doğum yeri ve tarihi bilinmemektedir. Aslen Türk ve Müslüman olduğu iddia edilse de tarihçilerin çoğu Rum köle olduğunu söyler. Celalettin Karatay, Anadolu Selçuklu Devleti’nin yetiştirdiği büyük devlet adamlarından biridir. Alâeddin Keykubat’ın azadlı kölelerindendir.  Sultan Alaattin Keykubat’ın tahta çıkışından vefatına kadar barışta ve savaşta hizmetinde bulundu. Memuriyet hayatına I. Keykavus zamanında başlayan Karatay, kırk yıl devlet hizmetinde bulundu. Sultan Alaattin Keykubat’ın ani ölümünden sonra kardeşi İzzettin Kılıçarslan’ın hakkını gasp ederek Selçuklu tahtına geçen oğlu II. Gıyasettin Keyhüsrev zayıf bir hükümdardı. Keyhüsrev’in 1243’te Kösedağ’da Baycu Noyan komutasındaki Moğollara yenilmesi üzerine Celalettin Karatay da bazı devlet adamlarıyla birlikte bir köşeye çekildi. Fakat işlerin kötüye gitmesi üzerine Şemsettin Muhammet ve Mühezzebüttin Ali gibi devlet adamları tekrar iş başına getirildi. Celalettin Karatay da eski görevi olan taştdârlıkla birlikte hazîne-i hâssa emirliğine tayin edildi. Celalettin Karatay, Keyhüsrev’in ölümüne kadar bu görevde kaldı. Fakat ölümünden sonra Vezir Şemsettin Muhammet el-İsfahânî, Celalettin Karatay, Has Oğuz, Esedüttin Rûzbe ve Fahrettin Ebubekir gibi devrin güçlü devlet adamlarının ortak kararı ile tahta büyük şehzade II. İzzettin Keykavus çıkarıldı. Karatay da ‘Sultan Naibi’ tayin edildi.

DEVLETİN PARÇALANMASINI ÖNLEDİ

Celalettin Karatay, IV. Kılıçarslan’ın elçisi Hotanlı Cemalettin’in de katıldığı mecliste büyük kardeş dururken küçüğün sultan olmasının şeriata ve örfe uygun olmadığını, üç kardeşin birlikte tahta çıkarılmasını söyledi. Nihayet onun nüfuz ve gayretleriyle yalnız kardeşler arasındaki ihtilâflar değil onlara bağlı, şahsî ihtiraslar peşinde koşan beyler de yatıştırıldı. Celalettin Karatay, üç kardeşin birlikte saltanat sürmelerini temin ederek devletin parçalanmasını önledi. Ölümüne kadar kaldığı bu makamda kardeşler arasında geçimsizliğe meydan vermedi, devlet adamlarının onları menfaat ve ihtiraslarına vasıta kılmalarını önledi. Nitekim bu görevde bulunduğu müddetçe kardeşler birlikte hüküm sürdü ve ölümünden sonra tekrar dirlik ve düzen bozuldu. Karatay’ın nüfuz ve kudreti yalnız kendi makamının verdiği yetkilerle sınırlı kalmadı, diğer bütün önemli işlerin hallinde ve büyük görevlere getirilecek kişilerin seçiminde de rol oynadı.

MEVLANA’NIN ÖVGÜSÜNÜ ALDI

Celâleddin Karatay, Kayseri’nin Bünyan ilçesi yakınlarında bir kervansaray yaptırır. Bir gün yapıyı görmek için, Kayseri’den yola çıkar. Bünyan’a yaklaştığı sırada, bu görkemli yapıyı gezerken, içine bir büyüklenme duygusu gelebileceği ve bu yüzden alacağı sevaptan mahrum kalacağı düşüncesiyle kervansarayı görmekten vazgeçer. Medrese dışında yaptırmış olduğu, bütün eserler üzerindeki kitabelerde adını zikrettirmez. Bu da, onun ne kadar tevazu sahibi olduğunu göstermektedir. Hazret-i Mevlâna da mektuplarında, onunla ilgili olarak: “Seçilmiş beylerin ulusu, büyüklerin övüncü, himmetleri yüce, melek huylu Allah’a en yakın meleklerin sıfatıyla sıfatlanmış hayır ve insaf madeni, padişahlarla sultanların en yakını. Mazlumların yardımına koşan millet ve din Celâli” şeklinde övücü sözler kullanır.

KONYA’YA GETİRİLEREK BURADA MUMYALANDI

Celalettin Karatay, Moğol hükümdarı Mengü Han’ın huzuruna çıkmak üzere Moğolistan’a hareket eden Sultan Keykavus’u yolcu etmek için gittiği Kayseri’de 1254’te vefat etti. Karatay’ın cenazesi dönemin geleneklerine uygun olarak Konya’ya getirilerek burada mumyalandı ve kendisine ait medresenin yanındaki türbede defnedildi. İbrahim Hakkı Konyalı’nın anlattığına göre, Karatay’ın mumyalı cesedi diri gibi imiş. Bir asır öncesine kadar mumyası duruyor ve özellikle bayramlarda soyundan torunları tarafından ziyaret ediliyormuş. Celâleddin Karatay, kervansaray ve medrese gibi pek çok eser yaptırdı ve bunlara sayısız vakıflar tesis etti. Konya’da yaptırmış olduğu Karatay Medresesi bir sanat eseridir. İ. Hakkı Konyalı bu konuda şu tespiti yapar: “Konya’da Selçuklu eserlerini iri taneli bir inci tespihe benzetirsek, Karatay Medresesi onun pırlanta imamesidir.” 

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler