Müslüman olmayan Türk’ü "neyleyenler"
"ABD-İran-İsrail arasında şöyle oldu, böyle devam etti" diye gündem kovalarken, Nisan ayında bugüne kadar köşe yazmadığımı fark ettim. Madem yazmaya başladık, buraları da boş bırakmayalım. Ama bundan "yazmak için yazdığım" sonucuna da ulaşmayın, önemli gördüğüm bir mevzuya değineceğim...
İşimiz gereği; kim ne yazdı, çizdi, paylaştı diye sosyal medyada fazla vakit geçiriyoruz. Orada zaman geçirirken ister istemez beni rahatsız eden içeriklerle, cümlelerle de karşılaşıyorum. Az çok da fark etmişsinizdir, "Türk" denildi mi daha bir dikkat kesiliyorum. Şu cümleyi sık görüyorum, "Neyleyim Müslüman olmayan Türk'ü..."
Müslüman olanlara neylediysen acaba...
"Müslüman olmayan Türk, Türk değildir" gibi bir düşünce peyda oldu. Böyle bir "Biz ağabeyiz, biz kime Türk dersek o Türk'tür" edası var yani.
Sizi kim ağabey yaptı acaba...
Oğuz Kağan, Türk değil mi yani? Gerçi "Türklerin atası olarak kabul ettiği Oğuz Kağan, Kürt'tür" diyenler var da onlar ayrı. Gülüp geçiyoruz...
"Türk milletinin adı sanı yok olmasın diye gece uyumadım, gündüz oturmadım. Aç milleti doyurdum, çıplak milleti giydirdim. Fakir milleti zengin kıldım. Az milleti çok kıldım" diyen Bilge Kağan'a torunları "Müslüman değilsen neyleyim" diyecek öyle mi? "İnsanoğlu nankördür" derler de bu kadar da olmamalı be...
Konya'da yaşıyoruz, "Selçuklu'nun Payitahtı" olmakla övünüyoruz ya hani, Selçuklu sultanlarının atası, Müslüman olarak doğmayan, sonradan Müslüman olan Selçuk Bey, sonradan mı Türk olmuş oldu?
Emir Timur, Müslümandı da neyledin? Müslümana lanet okuyana "üstadım" dedin...
"Yavuz da bizim İsmail de bizim. İkisi de birbirine kılıç çekmemeliydi. İkisinin de birbirleriyle yaptığı mücadeleden zararlı çıkan Türk olmuştur dolayısıyla harbin sonunda zafer yoktur" diyemedin, hatta küfrettin. İsmail, mezhebi farklı diye Müslüman sayılmıyor mu?
Müslüman olmayan Türk, Türk değil. Senin mezhebinden olmayan Müslüman değil. Bitmek tükenmek bilmeyen bir 'biz ve öteki' durumu.
Türk, Müslüman olsa da Türk'tür, olmasa da Türk'tür. İnanç, boy, coğrafya fark etmez. Bir milliyet inanca göre belirlenmez. Bir milletin şerefi, haysiyeti inanca göre ölçülmez, yaşadıklarına yaşattıklarına göre ölçülür ve bu anlamda da Türk milletinin başını önüne eğmesine neden olabilecek bir hadise yoktur.
Halkımızın tarihe olan ilgisi üzerinden prim yapılıyor. "Aman canım derdimiz bu mu, derdimiz geçim" diye düşünebilirsiniz, düşünmeyin. Bizleri bir arada tutan değerlere sahip çıkmazsak; bölerler, parçalarlar, yutarlar. Geçim kaygısına düşeceğin bir yurt da bulamazsın.
Kardeş dediğin aynı ananın doğurduğu, millet dediğin ise aynı inancı paylaşanların değil; aynı kaderi omuzlayanların adıdır.
Esenlikler...