Konya
Açık
1°
Aksaray
Açık
10°
Karaman
Açık
1°
Ara
Anadolu'da Bugün Konya Haberleri Selçuk Üniversitesi’nde “Nevruz” konferansı! "Çeşitli anlamlar yükleniyor"

Selçuk Üniversitesi’nde “Nevruz” konferansı! "Çeşitli anlamlar yükleniyor"

Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde düzenlenen “Coğrafyamızın Ortak Kültürel Mirası: Nevruz” konferansında konuşan Ali Temizel, Nevruz’un yaklaşık 5 bin yıldır kutlanan köklü bir kültürel miras olduğunu söyledi. Temizel, toplumların Nevruz'a çeşitli anlamlar yüklediklerini ifade etti.

MUHABİR: Gülbahar Bayanay
MUHABİR: Evren Atcı
Okunma Süresi: 3 dk

Selçuk Üniversitesi Öğrenci Toplulukları Koordinatörlüğü ile Doğu Asya Kültürü Topluluğu tarafından, “Coğrafyamızın Ortak Kültürel Mirası: Nevruz” konulu bir konferans düzenlendi.

Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde gerçekleştirilen programa, Edebiyat Fakültesi Dekanı ve Fars Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Temizel konuşmacı olarak katıldı. Programa ayrıca Edebiyat Fakültesi Mütercim-Tercümanlık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Onur Köksal ile çok sayıda öğretim üyesi ve öğrenci katılım sağladı.

Konferansta Nevruz’un tarihsel ve kültürel önemine değinen Prof. Dr. Ali Temizel, Nevruz’un Türk dünyası başta olmak üzere geniş bir coğrafyada kutlanan önemli bir kültürel miras olduğunu belirtti. Temizel, Nevruz’un 2009 ve 2016 yıllarında alınan kararlarla UNESCO tarafından Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 13 ülkenin “Somut Olmayan Kültürel Mirası” olarak tescil edildiğini ifade ederek,”Bu ülkeler arasında Türkiye’nin yanı sıra İran, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Afganistan, Pakistan, Irak, Türkmenistan ve Moğolistan gibi ülkelerin bulunduğunu dile getiren Temizel, Nevruz’un bu geniş coğrafyada ortak bir kültürel değer olarak kabul edilmekte” şeklinde konuştu.

"Nevruz Türk Kültüründe köklü bir geleneğe sahip"

Nevruz’un Türk kültüründeki köklü geçmişine de değinen Temizel, bu geleneğin Türk tarihinin çok eski dönemlerine dayandığını belirterek, “Nevruz, Türk dünyasında tabiat, insan ve Tanrı ilişkisini simgeleyen, baharın gelişini ve doğanın yeniden canlanışını ifade eden en eski törenlerden biridir. Aynı zamanda Allah’a şükür anlamı taşıyan bir bayram niteliğindedir” dedi.

"5 bin yıldır kutlanan bir bayram"

Farsça kökenli bir kelime olan Nevruz’un “yeni gün” anlamına geldiğini hatırlatan Temizel, Türk toplulukları arasında Nevruz’un tarih boyunca farklı isimlerle anıldığını ifade etti. “Sultan Nevruz”, “Ulusun Ulu Günü”, “Ergenekon”, “Bozkurt Bayramı”, “Çağan Baba”, “Mart Dokuzu” ve “Yeni Gün” gibi çeşitli adlarla kutlanan Nevruz’un, özellikle Göktürklerin Ergenekon’dan çıkışıyla ilişkilendirildiğini söyledi. Temizel, ayrıca 12 hayvanlı Türk takvimine göre Nevruz’un yeni yılın başlangıcı olarak kabul edildiğini ve yaklaşık 5 bin yıldır kutlanmaya devam ettiğini dile getirdi.

"Toplumlar Nevruza çeşitli anlamlar yükledi"

Nevruz’un yalnızca Türk dünyasında değil, çok geniş bir coğrafyada kutlandığını belirten Temizel, İran başta olmak üzere Orta Asya’dan Balkanlara, Orta Doğu’dan Uzak Doğu’ya kadar birçok bölgede bu günün bayram havasında geçtiğini söyledi. Gece ile gündüzün eşit olduğu 21 Mart’ın baharın başlangıcı olarak kabul edildiğini ifade eden Temizel, bazı inanışlara göre bu günün dünyanın yaratıldığı gün olarak da kabul edildiğini aktardı.

"Kültürel diplomasi açısından büyük önem taşıyor"

Nevruz’un kültürel diplomasi açısından da önemli bir değer taşıdığını vurgulayan Temizel, bu geleneğin yaşatılmasının kültürel kimliğin korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Üniversitelerde ve okullarda Nevruz programlarının düzenlenmesinin bu kültürel mirasın canlı tutulmasına katkı sağlayacağını dile getiren Temizel, gençlerin Türk dünyasının ortak değerlerini daha iyi tanımasının önemine dikkat çekti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *