Karaman Ziraat Odası Başkanı Mehmet Bayram, mazotun 100 TL, DAP gübresinin ise 47 TL seviyelerine ulaşmasının çiftçinin üretim maliyetlerini ciddi şekilde artırdığını belirterek, tarımsal girdilerde üreticiyi rahatlatacak tedbirlerin alınması çağrısında bulundu.
Sonbahar ekim döneminin başlamasıyla birlikte çiftçinin tarlasını hazırlayarak ekim yapacağını ifade eden Bayram, üreticinin en büyük gündeminin ise artan maliyetler olduğunu söyledi. Bayram, çiftçinin “Tohumu nasıl alacağım, gübreyi nasıl alacağım, traktörüme mazotu nasıl koyacağım?” sorularıyla karşı karşıya kaldığını belirtti.
Mazot fiyatlarının 100 TL seviyelerine ulaşmasının üreticinin yükünü daha da artırdığını kaydeden Bayram, çiftçinin tarlaya girebilmesi için öncelikle traktörünün deposunu doldurması gerektiğine dikkat çekti. Gübre, ilaç, tohum, elektrik, işçilik ve diğer tarımsal girdilerdeki yüksek artışların da üretim maliyetlerini sürekli yukarı çektiğini ifade etti.
Bayram, şeker pancarı sökümünün başlamasıyla birlikte mazot tüketiminin daha da artacağını belirterek, hasat döneminde traktör ve makinelerin çalışmasının yanı sıra ürünlerin tarladan taşınmasının da üreticiye ek maliyet getirdiğini söyledi.
Bir yandan hasat yapan, diğer yandan yeni sezon için tarlasını hazırlayan çiftçinin aynı dönemde yüksek maliyetlerle karşı karşıya kaldığını belirten Bayram, üreticinin kazancının girdi maliyetleriyle aynı oranda artmadığını ifade etti.
Çiftçinin artık yalnızca ne kadar kazanacağını değil, ekim yapabilmek için gerekli finansmanı nasıl sağlayacağını düşündüğünü dile getiren Bayram, özellikle mazot olmak üzere tarımsal girdilerde üreticiyi rahatlatacak adımlar atılması gerektiğini söyledi.
Desteklerin artırılması gerektiğini vurgulayan Bayram, özellikle ekim ve hasat dönemlerinde çiftçinin yalnız bırakılmaması ve destekleme ödemelerinin üreticinin nakit ihtiyacının en yüksek olduğu dönemler dikkate alınarak öne çekilmesi çağrısında bulundu.
Bayram, çiftçinin üretimde tutulmasının ülkenin gıda güvenliği açısından önem taşıdığını belirterek, üreticinin kazanamadığı bir ortamda sürdürülebilir tarımsal üretimin mümkün olmayacağını ifade etti.
Devletten beklentilerinin çiftçinin önünü görebileceği ve üretime devam edebileceği şartların bir an önce oluşturulması olduğunu kaydetti.