Konya’da 1957 yılında merhum Mustafa Sayı’nın 15 metrekarelik küçük bir dükkânda attığı adımla kurulan Hayat Tostçusu, aradan geçen yıllar içinde kentin simge lezzet duraklarından biri hâline geldi.
Zamanla yalnızca Konyalıların değil, şehir dışından gelen ziyaretçilerin de mutlaka uğradığı bir mekân olarak anılan Hayat Tostçusu, müdavimleri hiç eksilmeyen köklü bir esnaf kültürünü bugünlere taşıyor.
İşletmenin ikinci kuşak temsilcisi Hasan Basri Sayı, babasından devraldığı “Hayat” adını 1990 yılında resmî olarak marka tesciline kavuşturdu. Hayat Tostu’nun adının yıllar süren bir emeğin ve mücadelenin sonucu olduğunu vurgulayan Sayı, “Türkiye’de esnaf hürriyeti kapsamında tescilli markalar arasında önemli bir yere sahibiz. Bizler ahilik geleneğinden gelen, son örnek esnaflardanız” ifadelerini kullandı.
"Büyük markalar karşısında büyük bir mücadele verdik"
Hayat Tostçusu’nun bu köklü geçmişi, ilerleyen yıllarda büyük markaların da dikkatini çekti. 2018 yılında uluslararası bir firma, “Hayat” markasının amacına uygun kullanılmadığı gerekçesiyle, markanın iptali talebiyle Hayat Tostçusu’na karşı “kullanmama nedeniyle marka iptali” davası açtı. Bunun üzerine işletme sahibi Hasan Basri Sayı avukat olan oğlu Mustafa Sayı ile birlikte hukuki mücadele başlattı.

"Konya’da fast food tarzında açılan ilk mekanız"
Konya’da fast food tarzında açılan ilk işletmelerden biri olduklarını dile getiren Hasan Basri Sayı, süreci şu sözlerle anlattı:
“Babam merhum Mustafa Sayı, bu işletmeyi 23 Nisan 1957’de kurdu. 1976 yılında vefatının ardından dükkânı ben devraldım. Bugün hâlâ aynı anlayış ve aynı ortamla hizmet vermeye devam ediyoruz. Bu tür işletmelerin bir şehrin kültürel değeri olduğuna inanıyorum ve korunmaları gerektiğini düşünüyorum. Konya markası olma hedefiyle ismimizle ilgili süreçler yaşadık. 1990’lı yılların başında Hayat markasını tescil ettirmiştik. Daha sonraki yıllarda Danone firması, markayı mevzuata uygun kullanmadığımızı ileri sürerek İstanbul’da dava açtı.”
"Markamızı azimle yeniden kazandık"
Sürecin hem baba-oğul hem de müvekkil-avukat ilişkisiyle yürütüldüğünü belirten Sayı, davanın olumlu sonuçlandığını ifade ederek şunları söyledi:
“Üçüncü kuşak olarak işletmeyi devralacak olan oğlum Mustafa, aynı zamanda avukatım olarak bu süreci benimle birlikte yürüttü. Markamızın tescilini yeniden kazanarak artık iptal edilemez hâle getirdik. Bu gelişme yalnızca bizim için değil, Konya için de çok kıymetli. Büyük bir mutluluk yaşadık.”
"Konya şehrinin hafızasıyız"
Sayı hayat Tostçusu olarak şehrin hafıza mekanlarından biri olduğunun altını çizerek, “Burada müşterimiz de diyalog kurarak bizler bulunduğumuz mıntıkadaki son konuşmacılarıyız” dedi.