İnsanoğlunun varoluştan bu yana hükmetmeye çalıştığı zaman saatlerde kendisine yer buluyor. Konya'da 15 yaşından itibaren saat tamiri ile uğraşan 87 yaşındaki Mustafa Yavuz, Anadolu'da Bugün’ü tarihi dükkanında ağırlayarak Konyalıların saat konusunda merak ettiği tüm sorulara cevap verdi.
Yavuz, saatçilik mesleğine başlama hikayesini ise, "Saatçilik mesleğine 1960'lı yılların başında hobi olarak başladım. 1967 yılında ise dükkanımı açtım. Artık çalışmaz denilen birçok saati yeniden hayata kazandırdım" şeklinde konuştu.

"Hobimi mesleğime dönüştürdüm"
Konya'da saat denince akla gelen ilk isim olan Mustafa Yavuz, "Saatçilik mesleğine 1960'lı yıllarda hoi olarak başladım. 7 yıl gibi bir süre içerisinde tarihler 1967 yılını gösterdiğinde kendi dükkanımı açtım. Saatçilik mesleğine Mevlana Ortaokulu'nda memur olarak çalıştığım sırada hobi olarak başladım. Daha sonra hobim mesleğe dönüşerek 2 yıl Sarraflar Yeraltı Çarşısı içerisinde bir arkadaşımın yanında çalışmaya başladım" ifadelerini kullandı.
Yavuz hayatındaki kırılma noktalarından birinin Almanya yolculuğu olduğuna dikkat çekerek, “Almanya'da 16 yıl kalite kontrol görevini yürüttüm. Ardından Türkiye'ye dönüş yaptım. Saatçilik mesleğine kolejde çalışırken tamir etmem için bana verilen bir saat ile başladım" şeklinde konuştu.
"Türkiye'de saat tamirinde rakibim yok"
Mustafa Yavuz, Türkiye'de saat tamiri noktasında kendisine rakip tanımadığına değinerek, "Benim gibi Türkiye'de saat tamircisi yok. Ben saat tamiri noktasında hem teorik hem de pratik bilgiye sahibim. Birçok arkadaşım mühendislik mesleğini seçerken ben saatleri tercih ettim" dedi.
Yavuz, Konya'da saat tamiri denince akla gelen tek isim olduğunu paylaşarak, "Konya'da saat denince akla gelen ilk isimim. Türkiye'de de saat ve antika saat tamiri noktasında akla gelen ilk isimlerin başında geliyorum" şeklinde konuştu.
Yavuz dükkanında zamana yön verdiğine dikkat çekerek, "Saat tamiri çok özen isteyen kuyumcu hassasiyeti isteyen bir meslek” ifadelerini kullandı.

"Mesleğimiz son demlerinde"
Yavuz, saat tamirciliği mesleğinin de popüler kültüre yenik düştüğünün altını çizerek, "Mesleğimiz saat tamirciliği artık son demlerini yaşıyor. Artık Konyalılar saatleri bozulduğunda saatlerini ya garantiden tamir ettirme yoluna gidiyor ya da değiştirme yoluna gidiyor. Saatçilik mesleği terzilik ustasına benzer eğer saat tamiri yapıyorsanız bunun fazla bir getirisi olmaz ancak kendinizi idare edersiniz. Ben bu mesleği sevdiğim için yapıyorum işinizi severseniz tam anlamda verim alırsınız benim gibi saat tamircisi Türkiye’de çok fazla yok çünkü saat tamirine yıllarımı verdim" dedi.
Saatlerin içerisindeki o maddeden bahsetti
Yavuz saat kullanıcılarına önerilerde bulunarak, "Günümüzde bir çok çeşidi bulunmakta, saatler arasında farklar var. Elektronik saatlerin içerisinde dağlarda bulunan kraks adı verilen bir taş bulunmakta. Kraks taşına elektrik verdiğiniz zaman doğru bir şekilde çalışmakta mekanik saatler ise ısınmadan genleşmeden kaynaklanan sorunlar nedeniyle saatlerde sıkıntılar ortaya çıkmakta. Bu nedenle ben saat ustası olarak mekanik saatlerin tercih edilmesinden yanayım" ifadelerine yer verdi.
"Saatlerin ömrü 20 yıla kadar uzayabilir"
Yavuz, saatlerin ömrünün bir insanın hayatının dörtte birini kaplayacak şekilde uzun ömürlü olduğunun altını çizerek, “Pilli saatlerin en az 20 yıl ömrü var kurma saatlerin ise halen kullanmaktayız. Uzun ömürlü saatler, taşlı saatlerin ömrü ise bu saatlere göre biraz daha az olmakta bunun nedenleri arasında sürtünme kaynaklı yaşanan aşınmalar önde gelmekte” şeklinde konuştu.
