Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Konya kamuoyunda son dönemde sıkça tartışılan emlak vergilerinin nasıl belirlendiğine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Konuya dair yanlış bir algı oluştuğunu ifade eden Pekyatırmacı, Selçuklu Belediyesi’nin mevzuat ve genelgeler dışında hiçbir uygulamasının olmadığını vurguladı.
Emlak vergisiyle ilgili sürecin tamamen yasal düzenlemeler çerçevesinde yürütüldüğünü belirten Pekyatırmacı, “Emlak vergisi konusunda yayınlanmış olan mevzuat ve genelgeler ne diyorsa Selçuklu’da yapılan işlem ondan ibarettir. Genelge dışında herhangi bir uygulamamız söz konusu değildir” dedi.

Emlak rayiç değerlerinin dört yılda bir güncellendiğini hatırlatan Pekyatırmacı, bu tespitlerin belediye, maliye ve ilgili kurumlardan temsilcilerin yer aldığı bir komisyon tarafından yapıldığını söyledi. Rayiç değerlerin ilan edildiğini, itirazların alındığını ve gerekli düzeltmelerin yapıldığını aktaran Pekyatırmacı, dört yıl önceki değerlerle 2025 yılında yapılacak tespitler arasında ciddi farklar oluştuğuna dikkat çekti.
Pekyatırmacı, “Örneğin bugün rayiç değeri Bir Milyon TL görünen bir arsa, piyasada On Milyon TL olarak alınıp satılabiliyor. Eğer gerçek piyasa değerlerine göre güncelleme yapılsaydı emlak vergilerinde 10-15 kat artışlar olacaktı. Bu nedenle hükümetimiz mağduriyet oluşmaması adına sınırlama getirdi” diye konuştu.
"Vergiye sınırlama getirdik"
Getirilen sınırlamaya göre, arsa ve bina emlak vergisine esas değerlerin, 2025 yılındaki değerin iki katından fazla artışla en fazla üç katına kadar çıkarılabildiğini belirten Pekyatırmacı, bu konunun kamuoyunda yanlış anlaşıldığını ifade etti. Pekyatırmacı, “İki kat ilave yapılabilir deniyor. Yani bir lira olan değer en fazla üç liraya çıkarılabilir. Üç katın üzerinde artış yapılamaz. Bu durum Resmi Gazete’de yayımlanan genelgede tüm örnekleriyle açıkça belirtilmiştir” dedi.

"Selçuklu’da 360 bin beyan mevcut"
Arsalarda vergi hesaplama yönteminin net olduğunu söyleyen Pekyatırmacı, Konya’da arsa rayiç değerlerinin üç kat sınırının altında kalacak şekilde belirlendiğini, bu konuda herhangi bir tereddüt bulunmadığını kaydetti. Binalarda ise yapı sınıfı, kullanım amacı ve arsa payı gibi unsurların etkili olduğunu dile getirdi. Selçuklu’da yaklaşık 360 bin beyan edilmiş yapı bulunduğunu aktaran Pekyatırmacı, her yıl olduğu gibi 2025’te de bina sınıf kontrollerinin yapıldığını söyledi. Bazı yapıların ikinci sınıf yerine birinci sınıf ya da lüks sınıf olması gerekirken düşük sınıfta beyan edildiğinin tespit edildiğini ifade eden Pekyatırmacı, bu düzeltmelerin Sayıştay raporlarında da özellikle vurgulanan rutin bir işlem olduğunu belirtti.
"Vergilerin üç kaTıNa çıkmasında bina sınıfı esas"
“Bazı vatandaşlarımız 2025’te ödedikleri vergiyle 2026’daki vergiyi kıyasladığında artışın üç katı aştığını düşünüyor. Ancak burada esas mesele bina sınıfının düzeltilmiş olmasıdır. 2025’te düşük sınıftan vergi ödendiği için fark yüksek görünüyor. Oysa güncellenen bina değerlerinde üç kat sınırını aşan bir durum yok” diyen Pekyatırmacı, yapılan işlemin mevzuat dışı olmadığının altını çizdi.
"Vergi adaletini sağlamak amacındayız"
Vergide adaletin sağlanmasının zorunlu olduğunu vurgulayan Pekyatırmacı, “Aynı nitelikte iki bina varsa birinin 4 bin, diğerinin 2 bin TL vergi ödemesi doğru değil. Bu kontroller yapılmazsa adaletsizlik ortadan kalkmaz” ifadelerini kullandı. Emlak vergisinde geniş muafiyetler bulunduğunu da hatırlatan Pekyatırmacı, 200 metrekareyi geçmeyen tek konutu olan ve geliri bulunmayan vatandaşlar, emekliler, engelliler, gaziler, şehit dul ve yetimleri ile kırsal alanlardaki yapıların emlak vergisinden muaf olduğunu söyledi. Selçuklu’da yaklaşık 360 bin bina kaydı bulunduğunu, bunların yaklaşık 50 bininin muafiyet kapsamında yer aldığını belirten Pekyatırmacı, sınıf düzeltmesi yapılan yapıların ise toplamın yalnızca yüzde 10-15’ini oluşturduğunu sözlerine ekledi.