Konya
Parçalı bulutlu
-5°
Aksaray
Kapalı
-4°
Karaman
Parçalı az bulutlu
-0°
Ara
Anadolu'da Bugün Konya Haberleri Göçebeden yerleşik hayata: Türk odasının kökeni Konya’da anlatıldı

Göçebeden yerleşik hayata: Türk odasının kökeni Konya’da anlatıldı

Konya’nın tarihî evlerini Prof. Dr. Haşim Karpuz anlattı: Türk evi, yalnızca bir yapı değil, bir medeniyet tasavvurudur.

KAYNAK: HİSDER Konya
Okunma Süresi: 3 dk

HİSDER (Hikmet İlim ve Sanat Derneği), Karatay Belediyesi Şemsi Tebrizi Sosyal Tesisleri’nde düzenlediği Pazartesi Toplantıları kapsamında Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haşim Karpuz’u ağırladı. Prof. Dr. Karpuz, “Tarihî Konya Evleri” konulu sunumunda dernek üyelerine Konya’nın geleneksel Türk evlerini slaytlar eşliğinde anlattı.

Prof. Dr. Karpuz, konuşmasına evin insan hayatındaki önemine değinerek başladı. Evlerin yalnızca barınma mekânı değil, fizyolojik, kültürel, ekonomik, sosyolojik ve psikolojik ihtiyaçları karşılayan yaşam alanları olduğunu vurguladı. Türk evinin temel öğeleri olan oda ve sofa etrafında şekillenen mimarinin, toplumsal hafıza ve yaşam biçiminin mekâna yansıması olduğunu belirtti.

Sofa Etrafında Şekillenen Bir Medeniyet

Türk sivil mimarisinin en belirgin unsurlarından biri olan sofalı evlerin, sadece bir planlama tercihi değil, aynı zamanda bir yaşam kültürünü yansıttığını söyleyen Karpuz, Konya evlerini dış sofalı, orta sofalı ve iç sofalı olarak sınıflandırdı. Avlunun ev yaşamında merkezi bir rol oynadığını, ancak asıl yaşama biriminin oda ve sofa olduğunu ifade etti. Sofanın, avlu ile odalar arasında hem geçiş hem de merkezi yaşam mekânı işlevi gördüğünü belirtti.

Türk Odasının Kökeni Orta Asya Çadırına Dayanıyor

Karpuz, Türk odasının kökeninin Orta Asya’daki çadırlara dayandığını, bu bağın göçebe yaşamdan yerleşik hayata geçişte Türk ev kültürünü nasıl şekillendirdiğini ortaya koyduğunu söyledi. Konya’daki Koyunoğlu Evi’ni örnek gösteren Karpuz, odaların çok işlevli olduğunu, oturma, yatma, yıkanma ve depolama işlevlerinin tek mekânda çözüldüğünü vurguladı. Odalarda kullanılan çarkıfelek, yıldız ve şemsiye motifleri gibi süslemelerin ise estetik ve sembolik anlamlar taşıdığını dile getirdi.

Tarihi Konya Evleri ve Akademik Çalışmalar

yüzyılda Matrahçı Nasuh’un Konya minyatürleri ile günümüz verilerinin örtüştüğünü belirten Karpuz, Konya evlerinin bilinen ilk görsellerinin 1820’de Fransız seyyah Léon de Laborde tarafından çizilen gravürlere dayandığını aktardı. Ayrıca, Celile Berk Butka’nın “Konya Evleri” adlı akademik çalışmasına dikkat çekerek, bu eser sayesinde geleneksel Konya evlerinin iç yaşam kültürü ve şehircilik dokusunun günümüze taşındığını ifade etti.

Milli Mimari ve Sedad Hakkı Eldem

Prof. Dr. Karpuz, Sedad Hakkı Eldem’in öncülük ettiği “Milli Mimari” anlayışının Konya’daki yansımalarına değindi. Eldem’in, Türk evi mimarisini bir estetik unsurdan öte toplumsal hafıza kaydı olarak gördüğünü ve sofa etrafında örgütlenen planın, mahremiyet ve insan ölçeği gibi değerleri yansıttığını belirtti.

Konya Evlerinin Korunması

Konya’daki tarihî evlerin korunmasına yönelik değerlendirmelerde de bulunan Karpuz, 1930’lardan günümüze kadar birçoğunun yıkıldığını veya değişime uğradığını söyledi. 1982’den itibaren yaklaşık 150 evin koruma altına alındığını, hâlihazırda korunan ev sayısının ise 40-50 civarında olduğunu aktardı. Celâl Sokak, Sokullu Mehmet Paşa Sokak, Gül Sokak ve Mengüç Caddesi’nde bu evlerin yoğun olarak bulunduğunu belirtti.

Toplantının soru-cevap bölümünün ardından HİSDER Başkanı Prof. Dr. Önder Kutlu, Mehmet Tatlı ve Talip Tulukcu, Prof. Dr. Haşim Karpuz’a derneğin hediyesini takdim etti. Etkinlik, toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *