Selçuklu’ dan miras

Konya ve çevresinin, prehistorik çağlardan bu yana her dönemde iskân görmüş olduğu biliniyor. Büyük Selçuklu Devletine de başkentlik yapmış olması sebebi ile Konya’ da Selçuklu dönemine ait pek çok kalıntı bulunuyor.

Selçuklu’ dan miras

Daha önceki dönemlerde olduğu gibi Selçuklulardan bu tarafa birçok mimari kalıntı Konya’ ya değer katıyor. Müslim ve gayrimüslim halkın huzur, sükûn ve refahını sağlayan sivil, dini ve askeri yapıların günümüze taşındığı eserlerin bereketi açısında Konya oldukça özel bir yere sahip. Kentin tam merkezinde bütün ihtişamı ile göz dolduran bir yapı Alaeddin Camii de yine Selçuklu’ dan günümüze kalan eserlerden biri..

“Alâeddin Camii”

Alâeddin Tepesi üzerinde bulunan camiinin yapımına Selçuklu Sultanı I. Rukneddin Mesud döneminde başlanmıştır. Camii II. Kılıçarslan ve I. İzzeddin Keykavus devirlerinde de ilaveler yapılarak genişletilmiştir. 1221’ de Sultan Alâeddin Keykubat zamanında tamamlanarak günümüzdeki haline kavuşmuştur. Bu sebeple de Alâeddin Camii olarak anılmıştır. Alâeddin Camii dört ana bölümden meydana gelmiştir. İlk kısmını doğuda yer alan kırk sütunlu, dikdörtgen forma sahip düz damlı olan yapı oluşturur. İkinci kısmını bugün mihrap ve minberin yer aldığı kare planlı, üzeri yüksek bir tek kubbe ile örtülü olan mekân oluşturur. Bu mekânın hemen batı bitişiğindeki, örtüsü ayaklara bindirilmiş ve mahfeli bölümü, sonradan ilave edilmiş olup camiinin üçüncü bölümü oluşturur. Dördüncü kısmını ise kuzeyde yer alan üzeri açık avlu oluşturur. Bu alanda avlu kapıları, revak, iki adet türbe ve sarnıç yer almaktadır ve bu avlunun duvarları kale bedenini andıran mazgallar ile son bulur. Minber, camiinin en önemli unsurlarının başında gelirken Selçuklu ağaç işçiliğinin en zarif örneklerinden biri olarak karşımıza çıkar. Minber, 1155’ de Ahatlı Mengim Berti tarafından Kündekari tarzda yapılmış bir eser olma özelliği taşır. Görkemli mihrabı, süslemesinde geometrik ve bitkisel motiflerin kullanıldığı nefis çiniler ile bezelidir. Tel şerefeli minaresi, avlunun kuzeydoğu köşesinde yükselir. Camiinin üç yönde kapıları varsa da doğu ve kuzeybatı köşesindeki kapılar kullanılmaktadır. Avluda görülen Külahlı Türbe Selçuklu Sultanlarına aittir ve II. Kılıçarslan tarafından yaptırılmıştır. Bir diğer türbenin ise yarım kaldığı görülür. Taş temel üzerine taş tuğla malzemeler ile inşa edilmiş bu muhteşem ‘Cuma Mescidi’ şehre Selçukluların en güzel armağanıdır. 

Muhabir: Ceren Şahin

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.