Konya’lı bir Tanrıça

Konya ve çevresinin, prehistorik çağlardan bu yana elverişli coğrafyası ve iklimi ile hemen hemen her dönemde iskân görmüş olduğu biliniyor. Gün ışığına çıkarılan kalıntılar insanlık tarihine ışık tutar nitelikte olup, Anadolu hakkında olduğu kadar Anadolu insanının inanç ve kültürü hakkında da geniş bilgiler sağlıyor.

Konya’lı bir Tanrıça

Dünyanın en eski yerleşim yeri olma özelliği ile Konya’ ya değer katan Çatalhöyük’ ten ele geçirilen ana tanrıça heykelcikleri dönemin inanç sistemi üzerine önemli bilgiler sağlaması bakımından öne çıkıyor. Gerçekleştirilen kazı çalışmalarında ele geçen heykelcikler bize ana tanrıça kültünün başlangıcı ve o dönemin inançları hakkında özgün bilgiler veriyor. Pişmiş toprak ve taştan yapılmış bu heykelciklerin boyutları 5 ila 20 cm. arasında değişkenlik gösteriyor. Kadının, karnında bir canlıyı büyütmesi ve doğurması, sonrasında da memeleri ile besliyor olması o dönem inanışında anaerkilliği de beraberinde getirmiştir. Çatalhöyük insanlarına göre “Ana Tanrıça” her şeyin bağrında yaşam bulduğu verimli bir topraktır. Bu sebeple ana tanrıça heykelleri bereketi ifade etmekte ve doğurganlığı ön plana çıkarır nitelikte tasvir edilmişlerdir.

“ASLANLI OTURAN TANRIÇA”

Çatalhöyük’ ün ana tanrıça kültünü yansıtan heykelciklerinden en önemlisi ‘Aslanlı Oturan Tanrıça’ idolüdür. Neolitik dönem ortalarına M.Ö. 6000’ li yıllara tarihlendirilen pişmiş topraktan yapılmış bu idolde, “Bereket Tanrıça” sı tahtında oturur halde tasvir edilmiştir. Birçok ana tanrıça heykelciğinde olduğu gibi burada da tanrıçanın çıplak vaziyette oldukça şişman, iri ve belirgin göğüslerle ve geniş bir kalça yapısı ile betimlendiği görülür. Diğerlerinden farklı olarak bu eserde Bereket Tanrıçası, Çatalhöyük arkaik toplumunda önemli bir yere sahip olduğu bilinen ve kutsal olarak kabul edilen ‘vahşi hayvanlar’ ile birlikte betimlenmiştir. Eserde tanrıça her iki tarafında birer adet dişi aslan bulunmaktadır. Tanrıçaya eşlik eden aslanlar ile ana tanrıçanın gücü vurgulanmak istenmiştir. Çatalhöyük’ te ana tanrıça inanışı ve hayvanların kutsallığı iç içe yaşanmıştır.

Tarihsel olarak savaş olgusu, Neolitik Çağın hemen hemen sonlarına kadar görülmemekte olup daha sonraki dönemlerde barbar kavimlerin saldırısı sonucu Neolitik Çağ anaerkil refah toplumlarının zarar gördüğü ve yerine savaşçı, ataerkil, eşitsizlik üzerine sistemlerini oturtan şehir devletlerinin kurulduğu düşünülmektedir. 

Muhabir: Ceren Şahin

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.