İkindi Sohbetlerinde 'Selçuklu’da İlhanlı Hatunları' konuşuldu.

Doç. Dr. Mustafa Uyar: “Moğol erkekleri; annesi, kız kardeşi, kızı ve gelini haricinde tüm akrabaları ile evlenebildikleri için Müslüman olan Gazan Han zamanında bu durum sorun olmuştur. Hükümdarlar istedikleri her kızı alırlardı. Bir kadın, hanın lütfuna mazhar olduğunda, kocasının onu boşaması gerektiğini belirten kanun vardı.”

İkindi Sohbetlerinde 'Selçuklu’da İlhanlı Hatunları' konuşuldu.

Konya Büyükşehir Belediyesi ile SÜ Selçuklu Araştırmaları Merkezinin ortaklaşa düzenlediği Yaşayan Konya Hafızası İkindi Sohbetlerinde bu hafta Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Uyar, “Selçuklu’da İlhanlı Hatunları” konulu bir konferans verdi.

BEYÂNÎ’NİN KİTABINDAKİ SÖZLE BİTEN TARTIŞMA

Şirin Beyânî’nin “Moğol Dönemi İran’ında Kadın” adlı kitabına dikkat çeken Uyar, İran’da sahafta kitap alırken bir İranlının “Türklerin kadına değer vermediğini, kendilerinin değer verdiğini” belirtmesi üzerine kitaptan “Moğol çağında her derecedeki, toplumun her tabakasındaki kadının konumu ve önemi, başka hiçbir dönemdekiyle karşılaştırılamaz; bu devreyi istisnai ve özel kabul etmek gerekir dersek, belki hiç de abartılı olmayacaktır. Bu ülkelerdekilerin kadınlarına olan saygıları, müthiş bir şaşkınlık sebebidir. Bu toplumda kadının mevkii, erkeğinkinden yüksektir. Türkler ve Moğollar nezdinde kadının mevki, hayli yüksek ve saygındır.” yazısını okumasıyla tartışmanın bittiğini, bu olay üzerine Beyânî’nin kitabını Türkçeye kazandırdığını belirtti.

MOĞOL TOPLUMUNDA KADIN

Kadının Moğol toplumundaki önemi üzerinde duranUyar; ”Moğollar, kadının nüfuz ve ehemmiyet sahibi olması; toplumda etkin rol îfâ etmesi geleneğini tabiyetleri altındaki milletlere armağan etmişlerdir. Bu gelenek, her ne kadar her bölgenin kültür ve sosyal durumuna göre değişiklik gösterse de  kadının bu toplumlarda büyük oranda güçlenip hâkim olmasını sağlamıştır. İran bu durumdan müstesna değildi; özellikle, Moğollardan iki yüzyıl önce bu ülkede hayat süren Türkler de kadının ehemmiyeti açısından uygun ve müsait bir zemin hazırladılar. Moğollarda kadın, erkek ile günlük faaliyetlere katılıyor; iktisadi çarkların döndürülmesinde en önemli rolü îfâ ediyordu. İlk hanımın çocukları, bir ailenin en önemli evlatlarını oluşturuyorlardı.” dedi.

EVLİLİK RİTÜELLER

Uyar, Moğollardaki  evlilikte  kız isteme ya da kız kaçırma şeklinde, erken yaşta olduğunu ifade ederek “Nişanlılık döneminde iki taraf arasında yakınlaşma olması için müstakbel damat 1 yıl  gelinin ailesinin yanında kalıyordu. Moğollar, çok sayıda kadın alıyorlardı; ilk eş, kadınların en büyüğü ve önemlisi idi.” Evlilikte erkeklerin; annesi, kız kardeşi, kızı ve gelini haricinde tüm akrabaları ile evlenebildiğini söyleyen Uyar; “Kız istemenin âdetleri vardı ve iki taraf arasında hediyeler verilirdi. Hükümdarlar istedikleri her kızı alırlardı. Bir kadın,  Hân’ın lütfuna mazhar olduğunda, Hân’ın sahip olması için kocasının onu boşaması gerektiğine hükmeden kanun vardı. Erkekler çok sayıda kadın aldıklarından, çocukların hak ve ayrıcalıkları, annelerinin durumuna göre değişiklik göstermekteydi.”

KADINDAKİ DİNÎ SERBESTLİK

Kadınların Moğol toplumunda eşlerinin yokluğunda ailenin reisi olduğunu, işleri yaptıklarını ifade eden Uyar; “Kadınlar, din seçiminde tam bir özgürlüğe sahiptiler; kocanın akidesine ters olan bir inanca dahi sahip olabilirlerdi. Kadın, çocuklarını kendi dinine sokabiliyordu.” Dinî serbestliğe örnek veren Uyar; “Sultan Ahmed Tegüder ve Ölceytü, Budist olan babalarının dinine rağmen her ikisi de annelerinin isteği ile Hristiyanlığa girmişler, vaftiz edilerek Nikola adını almışlar, sonra Müslüman olmuşlardır. Küçük çocuklu dullar, onlar büyüyüp evlenene kadar aile mallarının mutlak sahibi idiler; servet sahibi olma  bakımından erkekler ile eşittiler. Kabile toplumunda her kadının ayrı bir çadırı, eşyaları ve hizmetçileri vardı.”

DEVLET İŞLEYİŞİNDE HATUNLARIN ROLÜ

İran’daki İlhanlı yönetimi döneminde kadının rolüne değinen Uyar; hatunların görevlerini şu şekilde sıraladı:   “Şûrâlara, hükümdar ve veliaht seçimi işine katılmak, veziri tayin etmek, savaşlara iştirak etmek ve suçluları cezalandırmaktı.”

Özel gelirleri sayesinde  hazineleri olan hatunların teşkilatta birçok memur ve çalışanla ilgilendiğini söyleyen Uyar; göç sırasında çadırların kolay kaldırılabilen malzemeden yapıldığını belirterek Moğol toplumundaki kadınları üç kısımda ele aldı: “Toplumun birinci tabakasında yer alan  ileri gelenlerin eşleri; savaşlara katılarak  kocalarının esareti veya yokluğu durumunda işlerin idaresini yerine getiriyorlar; siyasi işlere müdahale ediyorlardı. İkinci tabakadaki kadınlar Moğol işleyişinin temelini oluşturuyorlar, yaylak ve kışlaklarda önemli görevler îfâ ediyorlardı. Son tabakadakiler genellikle savaş esirlerinden oluşan, efendilerinin hizmetinde bulunan, hakan tarafından önemli şahsiyetlere hediye verilen cariyelerden oluşmaktaydı. Bunlar şahsî servetten yoksundular ve evlatları, kanuni haklardan yararlanamıyorlardı.” dedi.

Gaznelilerde siyasete dâhil olan kadın sayısı olduğunu belirten Uyar; en önemli hatunun Sultan Mahmud’un kız kardeşi Hürre-i Huttalî olduğunu  söyleyerek “Mahmud’un ölümünden sonra Horasan’da bulunan Mesud’u Gazne’ye çağırmıştır. Selçuklularda ise en önemli hatun Melikşah’ın eşi Terken Hatun’dur; saltanata   müdahalede bulunmuş, Vezir Nizâmülmülk’ü Haşhaşîler aracılığıyla ortadan kaldırmıştır.” İkinci Terken Hatun emrinde 50 bin Kıpçak askeri bulunan SultanTekiş’in eşidir.

Moğol Hanlığının başlangıcının ilâhî özellikler verilen Alanko’nun olduğunu ifade eden Uyar, İslâmî dönemde Nîsâ Sûresi 22. ayetle evlilik şartlarının belirlendiğini, Gazan Han’ın babasının eşlerinden biriyle evlenmesine ulemânın mani olmasına karşın eski dinine döneceğini söylemesi üzerine ulemâ, kadının eski dönemde putperest olduğunu belirterek evliliğe razı olduklarını söyleyerek konuşmasını tamamladı.

Program sonunda SÜ Selçuklu Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mehmet Ali Hacıgökmen tarafından Doç. Dr. Mustafa Uyar’a günün hâtırasına hediye  takdim edilmesi ve  toplu fotoğraf çekilmesi ile toplantı sona erdi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.