Her Eve Bir Ziya Lâzım

İsmail Bilgili: “Toplumun din ilimlerinde uzmanlaşmış âlimlere ihtiyacı olduğu kadar fen ve edebiyat alanlarında yetişmiş bilim insanlarına da ihtiyacı vardır. Bu vasıfların hepsi Şeyhzâde Ahmet Ziya Efendi’de toplanmıştır. İbrahim Hakkı Konyalı, Hacıveyiszâde Mustafa Sabri Efendi gibi sayısız öğrenci yetiştirerek onları çalışmaya teşvik etmiş ve onlara öğrenmeyi öğretrmiştir.”

Her Eve Bir Ziya Lâzım

Konya Büyükşehir Belediyesi ile Selçuk Üniversitesi Selçuklu Araştırmaları Merkezinin ortaklaşa düzenlediği Yaşayan Konya Hafızası İkindi Sohbetlerinde bu hafta Necmettin  Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Öğretim Üyesi Dr. İsmail Bilgili tarafından “Şeyhzâde AhmetZiya Efendi” konulu bir konferans verildi.

HER EVE BİR ZİYA LÂZIM

Öğrencisi Hacı Veyiszâde Mustafa Efendi’nin ifadesiyle “Şeyhzâde Ahmet Ziya Efendi sadece Konya’nın değil, dünyanın ziya’sı bir insandı. Her eve bir ‘Ziya’ lazım dediği Ziya Efendi; “Dedesi Muhammed Kudsî el-Bozkırî vasıtasıyla Horasanlı Molla Said Horasanî’ye oradan da Hz. Peygambere ulaşır. Melikşah’ın oğlu Sultan Sencer, Horasanî’yi 12. asırda Anadolu’ya göndermiştir. Horasanî, beraberindeki 18  aile ile önce Karaman’a sonra da Konya’ya gelmiş, oradan da Bozkır bölgesine yerleşmiştir. Çavuş kasabasında medfun Memiş Efendi diye bilinen Muhammed Kudsî’nin, anne tarafından da Ödemişli Hasan Kudsî Efendi’nin  torunudur.”

Bilgili: “Bahattin Efendi’nin oğulları; Zeynel Abidin, Mehmet Rıfat ve Ziya Efendi olduğunu, babası, Memiş Efendi’nin büyük oğlu ve halifesi olmasından dolayı kendisine Şeyhzâde denildiğini ifade etti.

AHMET ZİYA EFENDİ’NİN AİLESİ

Eğitimini Konya ve İstanbul’da tamamlayan Ziya Efendi’nin hayatını eğitime ve toplum ıslahına adadığını, 1920’de zorunlu olarak gittiği Hicaz’da 1923’te 49 yaşında iken Mekke’de vefat ettiği üzerinde duran Bilgili “Babası Muhammed Bahaddin ilk eğitimini babasından aldıktan sonra1862 yılında ailesiyle birlikte Bozkır’dan Konya’ya hicret etmiştir. Merkez Bankası’nın bulunduğu yerde, Vali Ebubekir Sami Paşa tarafından 1845 yılında yaptırılan Bekir Sami Paşa (Paşa Dairesi) Medresesine, Himmet Efendi’den sonra müderris olmuştur. Bâ‘isü’l-Mağfire fî Beyâniakvâli’l-Vahde ve “İkâzü’n-na‘imîn ve Tenbîhu’l-Gâfilîn” adlı eseri vardır.” dedi.

Sunum eşliğinde aile hakkında bilgi veren Bilgili, Nakşibendî şeyhliği ve müderrisliği ve iki dönem Konya milletvekilliği Ağabeyi Muhammed Zeynel Abidin Efendi ile Delibaş İsyanı’yla ilişkilendirilerek yargılama olmaksızın bir gece evinden alınarak 1920 yılında Konya vilayet önünde idam edilen diğer Ağabeyi Muhammed Rıfat Efendi’yi tanıttıktan sonra Ziya Efendi’nin 40 yaşlarında Rauf Efendi’nin kızı Azime Hanım ile evlendiğini Bedriye isminde bir kızının 24 yaşında İstanbul’da vefat etmesiyle soyunun  devam etmediğini söyledi : “Konya’daki eğitim kurumlarının kapatılması üzerine 1920 yılında Medine’ye hicret eden Ziya Efendi, Medine’de kadılık yaptıktan sonra  25 Mayıs 1923’te Mekke’de vefat etmiştir. Kabri, Mekke Cennetü’l-Mualla Kabristanı’ndadır.”

BABASINDAN ALDIĞI FEYZİ ÖĞRENCİLERİNE AŞILAMIŞTIR

İlk ilmî ve tasavvufi eğitim ve terbiyesini babasından ve Hasan Kudsî Efendi’den alan Ziya Efendi tahsilini tamamlamak için İstanbul’a gittikten sonra dinî ve edebî ilimlerle birlikte fen ilimlerini de öğrenen Ziya Efendi’nin Islah-ı Medâris-i İslâmiye Medresesinde  müderrislik yaptığını belirten Bilgili; “İslam Hukuku dersleri ile birlikte Cebir, Fizik, Kimya ve Astronomi dersleri de vermiştir. Islahı Medaris müderrisliği esnasında Darü’l-Fünun’un bir şubesi olarak 1908 yılında Konya’da açılan Hukuk Mektebinde 1909 ile 1913 yılları arasında müderrislik yapmıştır. Islah-ı Medâris-i İslâmiye’nin 1915 yılında öğrencisiz bırakılması, 1917 yılında kapatılması üzerine ağabeyi Zeynel Abidin Efendi ve halktan bir gurubun desteği ile Dâru’l-İrfan Şirketi’nin kuruluşunda bulunmuştur. Konya’da kurulan ilköğretim seviyesinde beş yıl süreli ilk erkek özel okul hüviyetindeki okul  1927 yılında kapatılmıştır.” dedi.

HER İLME VÂKIF YÜCE BİR İNSAN

İbrahim Hakkı Konyalı, Hacıveyiszâde Mustafa Sabri Efendi gibi öğrencileri yetiştiren Hâdimî’nin devam ettirdiği aklî ve naklî ilim birlikteliğini savunan gelenekten gelen Ziya Efendi’nin Konya’daki birçok eğitim kurumunda hocalık yaparak ilmi ve ahlâkıyla örnek olduğunu ifade eden Bilgili, öğrencilerinin ifadesiyle, “Ders sofrasında irfan dağıtan, sadece yaşadığı dönemin değil, birçok asrın yetiştiremediği her ilme vâkıf yüce bir dâhî, nadide bir âlim”dir. Ziya Efendi öğrencilerle yakından ilgilenir, onları çalışmaya teşvik eder ve onlara adeta öğrenmeyi öğretmiştir. Eğitimde ciddiyete önem verir, dersini hazırlamayanı veya bir önceki dersi mütalaa etmeyerek gelmeyi hoş karşılamazmış. Vaktin çok kıymetli olduğuna vurgu yaparmış.”

Öğrencilerine sahip çıkmasını bir örnekle açıklayan Bilgili ,”Mahalle mektebinden sonra medrese tahsili için Islah-ı Medaris’e başlayan Saatçi Osman Efendi, 1. Dünya Savaşı’ndan önce ailecek Medine’ye gidince tahsili yarım kalmış. Ziya Efendi, Saatçi Osman Efendi’nin babasına bir mektup yazarak oğlunu tekrar Islah-ı Medaris’e göndermesi ricasında bulunmuş. Babası da Ziya Efendi’nin ısrarlı talebi karşısında oğlunu trenle tekrar Konya’ya göndermiş. Osman Efendi bir yıl içinde Islah’ta tahsilini tamamlamış.” dedi.

Bilgili, İslam hukuku sahasında verdiği dersler ve yayınladığı eserleri ile tanınan Şeyhzâde Ahmet Ziya Efendi’yi gelecek kuşaklara tanıtmanın boynumuzun borcu olduğunu belirterek konuşmasını tamamladı.

Program sonunda Konya İlim Yayma Cemiyeti İl Başkanı Mehmet İncili tarafından Dr. İsmail Bilgili’ye günün hâtırasına hediye takdim edildikten sonra  toplu fotoğraf çekimi yapıldı. Katılımcılara İsmail Bilgili’nin “Konyalı ŞeyhzâdeAhmet Ziya Efendi” isimli kitabı dağıtıldı.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.