Koronavirüs aşısında sona yaklaşılıyor

Dünyada yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı bağışıklık sağlamayı amaçlayan aşı çalışmalarında tünelin ucu göründü. Kovid-19 salgını tüm dünyayı etkisi altına alırken salgından çıkışın anahtarı olarak görülen aşı geliştirme çalışmaları aynı anda birçok ülkede birden yürütülüyor.

Koronavirüs aşısında sona yaklaşılıyor

Devlet kurumları, araştırma kuruluşları, biyoteknoloji ve ilaç şirketleri, Kovid-19'a karşı bağışıklık sağlayacak aşı geliştirmek üzere seferber olmuş durumda.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, dünya çapında 8 aşı adayı klinik denemelerin nihai safhası durumundaki 3'üncü aşamada insanlar üzerinde test edilirken 1 aşı adayı 3'üncü aşama denemelere başlamak üzere izin aldı.

Üçüncü aşamadaki aşı adaylarından 5’inin acil kullanımına onay verildi. Bunlardan ABD’de ve İngiltere’de denenen 2’sinin testlerinin ekim sonunda tamamlanarak yaygın şekilde kullanılması hedefleniyor. Diğer yandan Çin ve Rus hükümetleri tarafından acil kullanımına izin verilen 3 aşı adayının ise klinik deneme programı dışında, sağlık çalışanları ve kamu görevlileri üzerinde uygulanmaya başladığı bildiriliyor

Dünya çapında aşı seferberliği 

Devletler ve uluslararası kuruluşlar, aşı çalışmalarına daha önce görülmemiş miktarlarda mali kaynak sağlarken şirketler de henüz klinik deneme aşamasında olan aşılardan yüz milyonlarca doz üreterek büyük riskler alıyor.

DSÖ kayıtlarına göre, 17 Eylül itibarıyla dünya genelinde 36 Kovid-19 aşı adayı klinik denemelerle insanlar üzerinde test edilirken 146 aşı adayı klinik öncesi geliştirme aşamasında bulunuyor.

Olağan koşullarda bir aşının geliştirilebilmesi için 10-15 yıl kadar süren uzun bir çalışma gerekirken Kovid-19'a karşı aşı geliştirme çalışmalarında bu kadar hızlı mesafe kat edilmesinde, dünya çapında etkisini gösteren salgının yarattığı aciliyetin yanı sıra DNA teknolojisindeki ilerlemelerin etkisi oldu.

Çin'in 11 Ocak'ta Kovid-19'un DNA dizilimini açıklamasının ardından dünyanın farklı ülkelerindeki araştırmacılar, genetik kopyasını ürettikleri virüs üzerinde laboratuvarlarda çalışmaya başladı. Virüsün genetik diziliminin bilinmesi, aşı geliştirme sürecinin hazırlık safhasını hızlandırarak klinik denemelere çabuk geçilebilmesinin yolunu açtı.

Kovid-19'un genetik yapısının 2002-2003'te Çin'den dünyaya yayılan Şiddetli Akut Solunum Yolu Sendromu'na (SARS) yol açan koronavirüsle büyük ölçüde örtüşmesi, araştırmacılara SARS'a karşı aşı bulmak için yapılan geçmiş çalışmalardan yararlanma imkanı sağladı.

Binlerce deneğin katıldığı, 3'üncü aşama klinik denemelere başlayan potansiyel aşılar arasında ABD’den 1 ve Avrupa’dan 2, Rusya’dan 1 ve Çin’den 4 aday yer alıyor.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.