Erdoğan: Türkiye'yi üç kıtanın sağlık merkezi yapmakta kararlıyız

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Koronavirüsle örnek mücadelemiz sağlık turizminde Türkiye'nin önünde yeni bir fırsat penceresi açmıştır. Türkiye'yi üç kıtanın sağlık merkezi yapmakta kararlıyız." dedi.

Erdoğan: Türkiye'yi üç kıtanın sağlık merkezi yapmakta kararlıyız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada "Yeni hastenemizin İstanbul'a yakışır bir eser olmasının yanı sıra çevreye duyarlı, depreme dayanıklı olmasını özellikle istedik. Hastane, bina zemininde bulunan 855 adet izolatörle İstanbul'un depreme en hazırlıklı en dayanıklı tesislerinden birisi olmuştur." dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi'nin İstanbul'a yakışır bir eser olmasının yanı sıra çevreye duyarlı, depreme dayanıklı olmasını istediklerini belirterek, "Hastane bina zemininde bulunan 855 izolatörle İstanbul'un depreme en hazırlıklı, en dayanıklı tesislerinden birisi olmuştur." dedi.

Erdoğan, Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi Açılış Töreni'ndeki konuşmasında, hastanenin şehre, ülkeye ve millete hayırlı olmasını diledi. 

Merhum Adnan Menderes'in yol arkadaşı, dava ve hizmet adamı Dr. Lütfi Kırdar'ı rahmetle yad eden Erdoğan, 12 yıl boyunca vali ve belediye başkanı olarak İstanbul'a hizmet eden Dr. Lütfi Kırdar'ın son Menderes hükümetinde Sağlık Bakanlığı yaptığını hatırlattı.

İstiklal Madalyası sahibi olan, ömrü ülkesine ve milletine hizmetle geçen Dr. Lütfi Kırdar'ın vefatının son derece trajik olduğunu anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Yassıada mahkemelerinin acımasızlığından payını alanlardan biri de merhum Lütfi Kırdar'dır. Lütfi Kırdar, Yassıada'da birçok uyduruk davadan yargılanmıştır. Bunlardan birisi CHP'nin kışkırtmasıyla düzenlenen 28-29 Nisan öğrenci olaylarıdır. Öğrencilerin öldürüldüğü, hatta kıyma makinesine atıldığı gibi pek çok yalanın havada uçuştuğu yargılamalar sırasında Mahkeme Başkanı, Lütfi Kırdar'ı huzuruna çağırır. Mahkeme Başkanı malum Salim Başol, merhum Kırdar'a görevi ve davayla hiçbir alakası olmayan şu soruyu sorar: 'İstanbul'a büyük hizmetler yapmış bir kimsesiniz. Neden CHP'den istifa ederek Demokrat Parti'ye geçtiniz?' Merhum Lütfi Kırdar, 'Demokrat Parti...' diyerek söze başladığı esnada birden fenalaşır ve sandalyeye oturmak için izin ister. Ancak Mahkeme Başkanı buna müsaade etmez. İğrenç iftiralar ve hakaretlere maruz kalan Lütfi Kırdar'ın kalbi bu kadar haksızlığa daha fazla dayanamaz. 17 Şubat'ta iki askerin kollarında mahkeme salonundan çıkarılırken oğlu ve yol arkadaşlarının gözleri önünde vefat eder." 

"Milletimiz bu insanları bağrına basmıştır"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lütfi Kırdar'ın vefatından üç gün önce ailesine yazdığı mektubun, onun asaletini, metanetini, millet ve memleket sevdasını göstermesi bakımından çok önemli olduğunu belirterek, söz konusu mektuptan şu cümleleri aktardı: 

"Muhterem eşim, aziz oğlum inşallah hep iyisiniz. Ben de iyiyim. Şimdi bu mektubu yazdıktan sonra hazırlanarak vazifeye gideceğim. Vazife diyorum, çünkü yazdığınız gibi kabul etmek lazım. Bu da hizmetlerimizin bir hesap vermesi, hayırlısı Allah'tandır. Hakikaten vicdanen çok huzurluyum, çok rahatım. Çünkü hayatımda daima yalnız dürüst değil aynı zamanda feragatle çalıştım. Bu sıkıntılarımı kadere atfediyorum. Ne olacaksa olsun, siz üzülmeyin."

Erdoğan, Kırdar'a ailesini tekrar görmenin, eşiyle, çocuklarıyla hasret gidermenin bir daha nasip olamadığını ifade ederek, "Cenaze merasimi, İstanbul halkının darbeye karşı sessiz bir tepkisine dönüşmüştür. 10 binlerce İstanbullu son görevlerini ifa etmek için 27 Mayıs mağduru eski valilerinin cenazesine koşmuştur. Milletimiz nasıl ki Yassıada şehitlerini kalbine gömerken, darbecileri ve hukuk dışı kararlara imza atan hakimleri asla affetmemişse, işte bu insanları da o derece gönlüne bağrına basmıştır." diye konuştu. 

"İstanbul'un depreme en hazırlıklı, en dayanıklı tesislerinden biri"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi açılışı yapılan Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastenesi'nin İstanbul'un en büyük hastanelerinden biri olduğunu belirterek, 1987'de 150 yataklı bir devlet hastanesi olarak hizmete açılan hastanenin zamanla yetersiz hale geldiğini söyledi.

Ayrıca eski hastanenin depreme dayanıksız olduğunun belirlendiğini anlatan Erdoğan, İstanbul Sismik Riskin Azaltılması Projesi kapsamında eski hastanenin yıkıldığını, yerine de ileri teknolojiye sahip, yatak kapasitesi daha yüksek, altyapı bakımından güçlü bir sağlık tesisi inşa etmeye karar verdiklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Yeni hastanemizin İstanbul'a yakışır bir eser olmasının yanı sıra çevreye duyarlı, depreme dayanıklı olmasını özellikle istedik. 618 milyon liralık bir yatırımla 302 bin metrekare kapalı alana sahip 5 bloktan oluşan, otoparkı, konferans salonu, yeşil alanı ve diğer özellikleriyle bu muhteşem eseri ilçemize ve İstanbul'umuza kazandırdık. Hastanemiz 145'i yoğun bakım olmak üzere 1105 yatak kapasitesine sahip. Hastane bina zemininde bulunan 855 izolatörle İstanbul'un depreme en hazırlıklı, en dayanıklı tesislerinden birisi olmuştur. 

Donanımıyla, altyapısıyla kendi alanının öncülerinden olan hastanemizde yıllık 3,5 milyon hastanın ayakta, 150 bin hastanın yatarak tedavi görmesini planlıyoruz. Burada kanser cerrahisi başta olmak üzere senede 100 bin ameliyat yapılmasını öngörüyoruz. Hastanemizi inşa edeceğimiz 150 yataklı onkoloji hastanesiyle daha da büyüteceğiz. Böylece yatak kapasitesini 1250'ye, poliklinik sayısını ise 250'ye çıkarmış olacağız."

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.