Döner değil kanser yiyoruz !

Konya Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Hulusi Ada, dışarıda yenebilecek gıdalar arasında en fazla tercih edilen yiyeceklerden biri olan Döner’in Tüpgaz ocağında pişirmesinin halk sağlığını tehdit ettiğini ve sakıncalı olduğunu belirtti

Döner değil  kanser yiyoruz !

Türkiye’de sokak yemek kültürü arasında ayrı bir yeri olan ve en fazla tercih edilen yemekler arasında olan döner, pişirimi konusunda dikkat edilecek hususlara uyulmazsa sağlığı tehdit edebilen etkenler doğurabiliyor. Vatandaş ise sağılığını etkileyen bu durumdan farkında olmadan içersinde kanserojen maddeler içeren pişirme yöntemler sonucu kanser olma riski ile karşı karşıya kalıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulanan Konya Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Hulusi Ada, Tüpgaz ocağında pişen döner çok sakıncalı olduğuna ve pişirme sırasında gazların etin içine girerek kanserojen etki yaptığına dikkat çekti. Döner pişirmede kullanılan bir diğer yöntem olan Kömürle pişirme uygulamasının da sağlık açısından yüzde 100 bir çözüm olmadığını dile getiren Başkan Ada; “Kömür ateşi ve tüpgazda karbon monoksit (CO), karbon dioksit (CO2), kükürt monoksit (SO) ve dioksit (SO2) gibi zehirli gazlar ete yapışıyor. TÜBİTAK'ın bu konudaki araştırmalarına aldıran yok. Etin, alevden 20 cm. uzak olması gerekiyor. Ama döner ustaları müşteriye yetişsin diye, eti tüpgaz alevine neredeyse yapıştırarak pişiriyor. Dönerin elektrikli ocakta pişirilmesi gerekiyor” dedi.

TÜBİTAK'IN DÖNER KONUSUNDA ARAŞTIRMALARI VAR

Bir dönem Kokoreç tartışmasının sıkça gündeme geldiğine değinen Başkan Hulusi Ada; “AB'ye üye olunca kokoreç yiyemeyeceğimiz, AB'nin, sağlıklı olmadığı için kokoreçi yasakladığı çok tartışıldı. Kokoreç ustaları bu duruma tepki göstererek gazetelere demeçler verdi. Gazetelerde bu konuda epey haber ve yorum çıktı. Sonra hepsi unutulup gitti. Kokoreç, gündemi epey işgal etti ama sağlığımızı tehdit eden esas tehlike olan döner konusu, hiç gündeme gelmedi. Tüpgaz (LPG) alevinde pişen dönerin kanserojen etkisi olduğu hiç tartışılmadı. TÜBİTAK'ın döner konusunda araştırmaları var. TÜBİTAK raporlarına göre tüpgaz alevi ile pişirilmek üzere şişe takılan etin, alevden en az 15 - 20 santimetre uzakta olması gerekli. Çünkü sıvılaştırılmış petrol gazı olan LPG yanarken çıkan zehirli gazlar dönerin içine nüfuz ediyor ve döner yiyen insanın vücuduna geçerek kanserojen etki yapıyor” diye konuştu.

CO VE SO'LU DÖNER ETİ

Konya Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Hulusi Ada kömür ateşinde pişen dönerlerde de aynı zehirli gaz tehlikesi olduğunu söyledi. Ada, “ Ancak kömür ateşi alev yapmadığı için, kömür yanınca açığa çıkan zehirli gazlar etin içine çok fazla nüfuz etmiyor. Fakat harlı yanan tüpgaz ocağından çıkan zehirli gazlar tamamen etin içine giriyor. Hele, eti çabuk pişirmek isteyen ustalarımız gazı fazla açıp alevi harlatınca tam bir felaket. Döner değil kanser yiyoruz. Kömür ateşinde de, tüpgaz alevinde de karbon monoksit (CO), karbon dioksit (CO2), kükürt monoksit (SO) ve kükürt dioksit (SO2) gibi zehirli gazlar çıkıyor. Kömür mangalında ya da kömür yanan döner ocağında pişen etin içine bu gazlar nüfuz ediyor. Bu ateşte pişen eti yediğimiz zaman bu zehirli gazların kalıntıları da vücudumuza giriyor. Tüpgazla çalışan döner ocaklarında durum daha da kötü. Çünkü harlı alevle yanan bu ocaklarda, etin üstünü yalayan alevin içindeki gazlar eti daha fazla zehirliyor. Sağlıklı döner yiyebilmemiz için dönerin elektrik ocağında pişmesi gerekiyor” ifadesini kullandı. (Berat Bayındır) 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.