Çocuktan gelin de damat da olmaz!

Konya'da 2021 yılında 16 bin 982 evlenme gerçekleşirken bu evlenmelerin 488'ini kız çocuklar oluşturdu. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Av. Mehmet Turgay Bilge, Uzman Pedagog İshak Orhan ve Psikolog-Psikoterapist Sema Kavak erken yaşta evliliğin bir hak ihlali olduğunu ifade ederek, önlenmesi konusunda görüşlerini paylaştılar

Çocuktan gelin de damat da olmaz!

Taraflardan en az birinin çocuk olduğu hem resmi hem de gayri resmi evlilikler 'erken - çocuk yaşta evlilik' olarak tanımlanıyor. Av. Mehmet Turgay Bilge, 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanununa göre “18 yaşını doldurmamış kişilerin çocuk kabul edildiğini dile getirdi.  Av. Mehmet Turgay Bilge, “Çocuk yaşta evlendirilen kişi, öncelikle eğitimini sürdürememe ve buna bağlı olarak ekonomik ve sosyal özgürlüğünü sağlayacak bir meslek edinememe, sınırlı sosyal aktivite sonucu eksik kişisel gelişim, daha uygun ve nitelikli eş ve iş seçememe gibi kayıplar yanında, şiddete maruz kalarak sağlıklı yaşam ve yaşama hakkından yoksun kalmaktadırlar” diye konuştu.

cocuktan-gelin-de-damat-da-olmaz.png

“ÇOCUK GELİN TANIMLAMASI OLAYI MEŞRULAŞTIRIYOR”

Toplumda bu konuya ilişkin duyarlılığı ifade ederken kullanılan 'çocuk gelin' tanımlamasının aslında tam tersine, olayı bilinçaltında meşrulaştıran bir tutum olduğunu belirten Avukat Turgay Bilge,  “Öncelikle ifade etmek gerekir ki; çocuktan gelin de damat da olmaz. Çocuk sadece çocuktur ve 18 yaşından önce çocuğun evlendirilmesi ve evlenmek zorunda kalmasına yol açacak her türlü girişim, eylem ve hareket çocuk istismarı ve cinsel istismar olarak tanımlanmak zorundadır. Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesinde Çocukların Cinsel İstismarı Suçu düzenlenmektedir. Buna göre, çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Ayrıca 104'üncü maddede “Reşit Olmayanla Cinsel İlişki” suçu yer almaktadır. Bu maddeye göre, 15 yaşını tamamlamış çocuklarla evlenme yasağı bulunan kişilerin her türlü cinsel birlikteliği cinsel istismar olarak kabul edilir ve 15 yaşını bitirmiş çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Her iki madde de suçun işleniş biçimi, mağdurun durumu ve oluşan zararın boyutuna göre daha fazla ceza verilmesini gerektiren arttırma sebeplerini ayrıca içermektedir" açıklamasına yer verdi.

“SUÇ OLARAK DÜZENLENMELİ”

Ülkemizde gerek dini gerekse kültürel gerekçelerle çocuk evlilikleri ve bunların birçoğunun dini nikahla yapılmasına sıkça rastlandığını belirten Av. Bilge, şunları söyledi: “İstatistiklere göre Türkiye'de her yıl yaklaşık 15 bin çocuk evlendiriliyor. Anayasa Mahkemesi, Ceza Kanunu’nun resmi nikâh olmaksızın dini nikâh yapılmasını suç olarak düzenleyen maddesini iptal ederek, çocukların dini nikâh adı altında cinsel istismarının ve aynı zamanda erkek çok eşliliğinin de önünü açmıştır. Yetişkinler ve özel hayatın himayesi açısından hukuken sorunlu görülmeyebilecek bu iptal kararı, çocuklar açısından olumsuz sonuçlar doğurmuştur. Bu nedenle çocukların dini nikâh ile evlendirilmesi suç olarak düzenlenmelidir. Aynı zamanda Türk Ceza Kanunu’nda yer alan çocuğun rızası, çocuğun psikolojik olarak zarar görme koşulu veya çocuğun yaşı gibi gerekçelerle cezaların hafifletilmesine yol açan tüm istisnai düzenlemeler kaldırılmalıdır.” Her türlü suçta olduğu gibi çocuk istismarına yönelik suç ve mağduriyetlerde polis merkezleri ve Cumhuriyet Savcılıkları’na şikayette bulunulabilineceğini hatırlatan Bilge, “Ayrıca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın Alo 183 Sosyal Destek Hattı’na Türkiye'nin her yerinden erişilerek ihmal, istismar ve şiddet vakaları veya töre ve namus cinayetlerinin önlenmesi ve bunlardan korunmak üzere başvuru yapılabilir" açıklamasında bulundu.

"BAKANLIĞA BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR"

Uzman Pedagog İshak Orhan, 18 yaşın altında evlenen çocukların 'çocuk gelin' olarak adlandırıldığını ifade etti. Çocuk gelinlere eskisi kadar sık rastlanmadığını söyleyen Pedagog İshak Orhan, “Çocukların 18 yaşın altında evlendirilmeleri büyük bir facia. Reşit ve olgunlaşmadan evlendirilen bu çocuklar kendileri çocukken çocuk doğuruyorlar. Evliliği ve çocuk yetiştirmeyi bilmeyen bu çocuklar mutsuz evliliklere yol açıyor. Bu çocukların kişilikleri gelişmediği için başkalarına bağımlı yaşıyorlar. Çocuk gelinleri kayınvalideler yetiştirmeye çalışıyor” dedi. Çocuk gelin olaylarının gizlendiğini aktaran Orhan, “Çocuk gelinler 18 yaşını geçtikten sonra danışan olarak geliyorlar. 18 yaşından önce geldiklerinde biz kimliklerini illaki kontrol edeceğiz. Reşit olmadan evlendirilmişse gerekli yerlere şikayetlerimizi ederiz. Bundan korktukları için, 18 yaşından sonra kapımızı çalıyorlar” ifadelerine yer verdi.  Kız çocukların çocuk gelin olması hakkında konuşan Pedagog Orhan, şunları söyledi: “Çocuklar okula gönderilmek yerine ev hanımı oluyorlar. Ebeveynler genelde 'biz bu çocuğu zapt edemeyiz, yanlışlara saparlar, namusumuza leke gelmesin' diyerek çocuklarını erken yaşta evlendiriyorlar. Çocuk evliliklerin önlenmesi noktasında istikrarlı ve güçlü bir eğitime ihtiyacımız var.  Öğrencilerimizin okulda iyi bir eğitim alması gerekiyor. Burada da öğretmenlerimize ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na büyük görev düşüyor. Bakanlık bütün aileleri taramalı, ailelerde olan biten her şeyden haberdar olmalı. İçerde evlenen mi var, çocuk gelin mi var, anne babaların psikolojik sorunları mı var bunların hepsinin takip altında tutulması gerekiyor.”

“KENDİLERİ  BÜYÜMEDEN ÇOCUK BÜYÜTÜYORLAR”

Kız çocuklarının evlendirildiğinde daha fazla itaat eden, içe kapanan bir tutum sergilediğini aktaran Psikolog-Psikoterapist Sema Kavak, günümüzde aile hayatında mutsuz olan çocukların ya da sevgi ihtiyacını fazlasıyla dışarıdan bulan çocukların evliliği alternatif bir çözüm olarak gördüğünü dile getirdi. Psikolog-Psikoterapist Kavak, “Her şeyin başı eğitim diyoruz ama bu durumun yöntemleri de değişti. Artık çocukların eğitiminde sosyal medyayı kullanmak zorundayız. Kullananlar için de sözel ve görsel sınırlamaların getirilmesi gerekiyor. Çocuklar bir meslek sahibi olmanın, bir bilgiye ulaşmanın kıymetini kaybettiler. Ve maalesef aileler bile para için çocuklarını kullanır hale geldiler. O yüzden bedenleri üzerinden ilgi toplamanın, aşkı, sevgiyi bulmanın ahlaksız yolları popüler oldu. Bu doğrultuda ailelerin de bakış açıları değişti. Çok fazla esnedik. Bu esneklik batıda aşk evliliğini, doğuda çocuk gelin olarak tanımlara neden oldu.  Aileler, batıdan doğuya doğru içerik ve anlayış farklılıklarıyla bir şeyleri sunsalar da sonucun değişmediği zamanlardan geçiyoruz. Kendini büyütmeden çocuk büyütmenin bedeli öfke ve şiddetin farklı boyutlarda yaşanmasına neden oluyor" ifadelerine yer verdi.

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.