SODES'le kendi işinin patronu oldu

Niğde'de SODES kapsamında açılan tekstil kursuna katılan kadın girişimci, tekstil atölyesi açtı.

SODES'le kendi işinin patronu oldu

Niğde'de girdiği sınavlarda başarı gösteremeyen, özel sektörde uygun bir iş bulamayan genç girişimci, Sosyal Destek Programı (SODES) kapsamında açılan tekstil kursu sayesinde atölye açarak kendi işinin patronu oldu.

Hüdavent Hatun Kadın, Çocuk ve Gençlik Derneği tarafından SODES kapsamında açılan tekstil kursunu başarıyla tamamlayan 24 yaşındaki Ayşe Kahraman, hazır giyimin tercih edildiği günümüzde risk alarak tekstil atölyesi açtı.

Kahraman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "ev kızı" iken iş yeri sahibi olmanın ve üretebilmenin mutluluğunu yaşadığını söyledi.

Çocuk gelişimi bölümünden mezun olduğunu ancak girdiği sınavlarda başarı gösterdemediğini anlatan Kahraman, "Özel sektörde de uygun bir iş bulamadığım için Hüdavent Hatun Kadın, Çocuk ve Gençlik Derneği'ne üye oldum. Annemle SODES projesinin başlatmış olduğu tekstil kursuna yazıldık. Oradan aldığım belgeyle de iş yeri açtım." dedi.

Kadınların giyime düşkün olması nedeniyle tekstil sektörünü tercih ettiğini anlatan Kahraman, şöyle konuştu:

"3 ay kursa devam ettik. Kurs bittiğinde makineleri kullanmayı öğrendik. Kursun bitiminden birkaç ay sonra bir dükkan buldum. Makineleri aldık. Çeşitli kumaşlar getirttik. Yaklaşık 6 aydır bu işi yapıyoruz. İlk başladığımızda az kazanıyorduk, şimdi kazancımız çok güzel. İşler rayına oturmaya başladı. Kadınlara yönelik elbise, bluz, eşofman takımları, anne kızlara özel kıyafet tasarlıyorum. Tadilat da yapıyoruz. Kıyafetlerin modellerini tasarladığım oluyor, müşterilerimin isteğine göre de dikiyorum."

"Risk alın"
Kahraman, günümüzde hazır giyimin daha çok tercih edilmesine rağmen risk alıp iş yeri açtığını belirterek, "Değdiğini düşünüyorum. İlk aylarda 2-3 bin lira kazanıyorduk, gelirimiz arttı. Müşteri olur mu olmaz mı diye tereddüt etmiştim ama şimdi iyi." dedi.

İş kurmayı düşünenlere risk almalarını tavsiye eden Kahraman, şunları kaydetti:

"Olmaz diye umutsuzluğa kapılmasınlar, bir yerden başlasınlar. Atanmayı beklemesinler, ülkenin terziye, berbere de ihtiyacı var. Ben de şu an evde oturabilirdim ama oturmadım, çalışmayı, bir şeyler üretmeyi tercih ettim. Ev kızı iken iş yeri sahibi oldum. 'Terzi hanım' diye hitap ediliyorum, çok hoşuma gidiyor. Kendimden büyük insanlara kıyafet dikmem, beğenilmesi, ücretini almak, harcamak çok güzelmiş. Hedefim işimi, iş yerimi daha da büyütmek ve işçi çalıştırabilmek."

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.