Rehberlik Uzmanı Özcan Aladağ, 20-21 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) öncesinde öğrencilere ve velilere önemli tavsiyelerde bulundu.
Anadolu’da Bugün’e özel açıklamalarda bulunan Aladağ, sınava sayılı günler kala öğrencilerin hem akademik hazırlıklarını tamamlamaları hem de psikolojik olarak sınava hazır hale gelmeleri gerektiğini söyledi.
Aladağ, son günlerde öğrencilerin deneme sınavları çözmeye devam etmelerinin faydalı olacağını belirterek, “Çözülen denemelerde yapılan yanlışlar ve eksik kalan konular mutlaka gözden geçirilmeli. Öğrencilerin ÖSYM’nin soru mantığını ve soru tarzlarını görmek adına çıkmış soruları incelemeleri büyük önem taşıyor. Bu sayede sınav günü kendilerine uygun bir strateji geliştirebilirler” dedi.
Sınav öncesinde beslenme düzenine dikkat
Sınav öncesinde beslenme düzenine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Aladağ, dışarıda tüketilen yiyeceklerin risk oluşturabileceğine işaret ederek, öğrencilerin mümkün olduğunca evde ve düzenli beslenmeleri gerektiğini söyledi.
Ağır sportif faaliyetlerden uzak durulmasının da önemli olduğunu ifade eden Aladağ, “Halı saha maçları veya yoğun fiziksel aktiviteler sakatlıklara neden olabilir. Ayrıca doktor tavsiyesi olmadan sakinleştirici ya da uyarıcı ilaçların kesinlikle kullanılmaması gerekiyor” diye konuştu.

"Sınavda heyecanlanmak doğaldır sınav kaygısını büyütmeyin"
Sınav heyecanının tüm öğrenciler için doğal bir durum olduğunu belirten Aladağ, adayların son günlerde bazı konuları unuttuklarını düşünmelerinin normal olduğunu ifade etti.
Bu durumun geçici olduğuna dikkat çeken Aladağ, öğrencilerin kaygılarını büyütmemeleri gerektiğini söyledi.
"Sınava girerken evraklarınızı kontrol edin"
Sınava giderken kimlik kartı ve sınav giriş belgelerinin mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini hatırlatan Aladağ, bu yıl ÖSYM’nin TYT ve AYT oturumlarını bazı adaylar için farklı okul ve bölgelerde planladığını belirterek öğrencilerin sınav giriş belgelerini dikkatle incelemelerini tavsiye etti.
"Zor sorular karşısına paniğe kapılmayın"
Sınav anında yaşanabilecek heyecan ve kaygının normal olduğunu kaydeden Aladağ, öğrencilerin zor sorular karşısında paniğe kapılmamaları gerektiğini söyledi. “ÖSYM soru kitapçıklarını ve soru sıralamalarını farklı şekillerde hazırlayabiliyor. Zor bir soruyla karşılaşıldığında takılı kalmadan diğer sorulara geçmek gerekiyor. Öğrenciler sınav anını yaşamalı ve dikkatlerinin dağılmasına izin vermemelidir” ifadelerini kullandı.
"Zor soruların sınavıınızı etkilemesine müsaade etmeyin"
Öğrencilerin bugüne kadar binlerce soru çözdüğünü ve çok sayıda deneme sınavına girdiğini hatırlatan Aladağ, karşılarına çıkacak soru tiplerinin büyük ölçüde daha önce gördükleri sorulara benzeyeceğini belirterek, “Bu nedenle kaygılanmaya gerek yok. Elbette zor sorular olacak ancak önemli olan bu soruların sınavın geri kalanını etkilemesine izin vermemektir” dedi.
"Sınavda sezgilerinize güvenin"
İki şık arasında kalınan sorularda öğrencilerin sezgilerine güvenebileceğini dile getiren Aladağ, sorularda verilen tüm bilgilerin kullanılmasının önemine dikkat çekti. Ayrıca adayların tüm şıkları okumadan cevap vermemeleri gerektiğini belirterek, “Bazen ilk bakışta doğru görünen seçenekler yanıltıcı olabilir. Bu nedenle tüm şıklar mutlaka değerlendirilmelidir” diye konuştu.
"Sınav ile ilgili yanlış bilgilere itibar etmeyin"
Son yıllardaki sınavlarda şık dağılımlarının belirli bir düzen takip etmediğini ifade eden Aladağ, sosyal medyada dolaşan “aynı şık peş peşe gelmez” gibi yanlış bilgilere itibar edilmemesi gerektiğini söyledi. Öğrencilerin cevaplarını değiştirirken de dikkatli olmaları gerektiğini belirten Aladağ, “Araştırmalar ve tecrübeler, öğrencilerin ilk işaretledikleri cevabın çoğu zaman doğru olduğunu gösteriyor. Eğer soruyla ilgili güçlü bir tereddüt yoksa cevap değiştirilmemelidir” dedi.
TYT oturumunun ardından öğrencilerin sınav yorumlarından uzak durmaları gerektiğini vurgulayan Aladağ, “Cumartesi akşamı aile içinde, arkadaş ortamında ya da sosyal medyada sınavla ilgili değerlendirmeler yapmak öğrencinin kaygısını artırabilir. Kaygı bulaşıcıdır. Bir öğrenciye kolay gelen soru başka bir öğrenciye zor gelebilir. Bu nedenle TYT sonrasında yorumlardan uzak durup AYT’ye odaklanmak gerekir” şeklinde konuştu.
TYT’nin yerleştirme puanına etkisinin yüzde 40, AYT’nin ise yüzde 60 olduğunu hatırlatan Aladağ, ilk günün iyi ya da kötü geçmesinin ikinci günkü performansı etkilememesi gerektiğini ifade etti. Öğrencilerin AYT’ye daha sakin, motive ve dinlenmiş şekilde girmelerinin başarı açısından önemli olduğunu söyledi.
Velilere de çağrıda bulunan Aladağ, anne ve babaların sınav sürecinde çocuklarına koşulsuz destek vermesi gerektiğini belirterek, “Öğrenci, sınav sonucu ne olursa olsun kendisini kucaklayacak bir ailesi olduğunu hissetmelidir. Sınav, aile içindeki ilişkinin ölçüsü olmamalıdır. Yemek masaları sınav masasına dönüşmemeli. Akademik değerlendirmeler ve planlamalar sınav sonrasına bırakılmalıdır” dedi.
Öğrencilerin uzun bir hazırlık sürecinin ardından sınava gireceklerini ifade eden Aladağ, “Gençlerimiz çok çalıştı, büyük emek verdi. Bu emeğin karşılığını alacaklarına inanıyoruz. Sınava girecek tüm öğrencilere ve eğitim camiasına başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.