TEOG Sınavı öncesi altın öneriler

26 -27 Nisan’daki TEOG sınavları için geri sayım başladı. Eğitmen Koray Varol, hem öğrencileri hem de ailelerini sınav öncesi rahatlatacak önerilerini paylaştı.

TEOG Sınavı öncesi altın öneriler

Varol, yaklaşan TEOG sınavı öncesi hem öğrencilere hem de ebeveynlerine özel tavsiyelerde bulundu. Kısıtlı süreleri kalmasına rağmen öğrencilerin, stres yapmadan eksikliklerini planlı bir şekilde giderilebileceklerini belirten Varol, “Deneme sınavı öğrencinin hem sınava odaklanmasını hem de eksikliklerini fark etmelerine yardımcı olur. Velilerin çocuklarına evde deneme testi uygulamaları yaptırması, eksiklerini daha net görmelerini sağlar. TEOG sınavının bu 2. Bölümünde çocuklara sınav sistemi ile alakalı teknik bilgiler verelim. (Kaç soru gelecek. Konu dağılımları nasıl olacak. Bu sorular için ne kadar süremiz var?) gibi” dedi.

Çocukların kaygıları giderilmeli

Çocukların, sınavın tam olarak ne olduğunu bilmediği için kaygı geliştirdiğini ifade eden Eğitmen Koray Varol, şöyle devam etti: “Sınavda başarılı olmak için öncelikle çocuğun o bilgiyi bilip bilmediği üzerinden olaya yaklaşmak gerekir. Çocuk başarılı oldukça güven kazanır. Sınavda neyin, nasıl sorulacağını anlatmak çocuğu rahatlatır, endişelerini azaltır. Bunun için de çocuğa sınava nasıl yaklaşması gerektiğinin anlatılması gerekir.”

Sınav sonucuna değil, soru çözmeye odaklanılmalı

Sınav sonucuna değil, sorulara odaklanmanın da önemine dikkat çeken Varol, “Bazen öğrenciler sınavın sonucunu düşünmekten sınava odaklanamıyor. Bu nedenle ailelerin çocuğu sonuca değil, soru çözmeye teşvik etmesi başarıya daha çok katkı sağlıyor. Öğrenciye özgüven artırıcı konuşmalar yapılması ve gerçekçi olarak eksiklerin üzerine gidilmesi önemlidir” diye konuştu.

Her testten 20 soru var, yanlış doğruyu götürmez

Özgüvenin az olması sınava negatif etki yapabilir ancak özgüvenin çok yüksek olması da bazen sınav sonuçlarını olumsuz etkiler diyen Varol, şunları kaydetti. “TEOG sınavları zamanlama olarak diğer seçme ve yerleştirme sınavlarına oranla daha geniş bir süreye sahip sınavlardır. Her test 20 tane soru sorar, 40 dakika verir ve yanlış doğruyu götürmez. Bu 20 sorunun hepsiyle uğraşmak, sonuna kadar hepsini yapmak önemlidir. Matematik ve Fen ve Teknoloji testlerinde sınavı bitirdikten sonra soru kâğıdının üzerinden çözümlerini silip bastan tekrar çözmek, bulunan çözümleri yerine koyarak kontrol etmek hataların önüne geçmek için iyi bir yoldur. Türkçe ve İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi sınavlarında soruları tane tane okuyup sorunun kendi bütünlüğü içinde değerlendirip yapılması çok önemlidir. Özellikle paragraf ve metin verilen sorularda soruyu paragrafa göre cevaplamak gerekir.”

Bilmediğin soruyu boş bırakma, en oluru işaretlenmeli

Çocuğun kendi kendini “ben bu sınavı başarırım” diye motive etmesinin sonuçları pozitif anlamda bir tık daha ileri götürdüğünü anlatan Varol, “TEOG gibi yanlışların doğruları götürmediği bir sınavda çocuğun bilmediği soruyu boş bırakmaması gerekir. Ancak cevap verirken en olurunu bulmaya çalışıp onun üzerinden işaretleme yapması önemlidir” şeklinde konuştu.

Ebeveynler için TEOG'a hazırlık taktikleri

Soru çalışma ortamı TEOG sınavında nasıl ise evde de aynı şekilde olmalı

Çocuk konu çalışırken istediği ortam sağlanabilir ama soru çözme bölümü sınavda nasıl ise o şekilde çözülmeli. Çünkü beyin neye alışıyor ise o konuda insan daha rahat ediyor. Çocuk evde yatarak soru çözüyor, ince uçlu kalemle soruları işaretliyor ise sınav günü daha farklı bir şekilde yapacağı için hata yapma riski artacaktır. Soru çözdüğü masa tıpkı sınavdaki gibi temiz ve boş olmalıdır.

Fazla soru çözmek öğrenmeyi olumsuz etkilememeli

Fazla soru çözmek, bol bol konu tekrarı yapmak elbette önemli fakat burada kritik bir nokta var. Çocuk öğrenme yerine soru sayısına odaklanmamalıdır. Ben fazla soru çözmeliyim hedefi ile zihni dağılmamalı. Ayrıca fazla soru çözme hedefi çocukların sorulara ayıracağı vakti de azaltacağı için gereken önem ve özen de azalacak ve hatalar artacaktır. Çok soru çözmek çok öğrenmek ve kazanmak anlamına gelmiyor. Hatalar var ise bu hataların kaynağını öğrenilmeli ve eksiklikler giderilmeli.

Ona yapabileceğini hissettirin

Kaygı, stres ve panik zihin kullanımını etkiliyor. Kaygılanan ve stres içinde olan çocuk, yapamayacağı hissine kapılır ve sınavda soruları gördüğünde zihin bilgileri çağırmaz. Öğrenme hassas bir durum. Dönem dönem kaygı veriyor. Çocuk çalışırken “sen bunu yapabilirsin” sözünü ebeveynler sık sık dile getirmelidir. Anlayabileceğini, öğrenebileceğini çocuğa ifade etmek öğrenmeye çok ciddi katkı sağlıyor ve stresi azaltıyor.

Konuları tekrar etmeli

Öğrenmede çok ciddi sayıda tekrar olmalı. Öğrendiği konularla ilgili tekrar tekrar sorular çözülmeli. Yeni konu öğrendikten sonra daha önce öğrendiği eski konulardan da sorular çözmesi sağlanmalı. Bu sayede yeni konudan dolayı eski öğrenilenlerin unutulmaması sağlanır.

Dozunda kaygı ve stres başarıyı tetikler

Aşırı kaygı çocukların dikkatini ve öğrenmeyi olumsuz etkiliyor. İlk soru yanlış ise veya üst üste yapamadığı sorular hissederse dikkatini etkiliyor ve kaygılanıyor, panikliyor. Bu kaygı nedeni ile öğrenci bilgiyi hafızasından geri çağırmakta zorlanıyor. Bu çocuk yüksek bir düzeyde bilgiye sahip olmasına rağmen var olan bilgisini kağıda dökmekte zorlanıyor. Hedef kaygıyı tamamıyla ortadan kaldırmak olmamalıdır. Kaygıya yenik düşmemek ve yaşanan kaygıyı belli bir düzeyde tutmak, öğrenci için önemlidir.

Ona sorumluluklar verin

Çocuk sorumluluk aldığı zaman daha çok şey yapabilir hale geliyor. Çocuğa onun yönetebileceği sorumlulukları verdiğiniz zaman çocuğunuzun düşünme becerisi daha çok gelişiyor, olayları kavrama, anlama ve yorumlama becerileri gelişerek bunu yaşamının her yönüne doğru yavaş yavaş genişletebiliyor. Bu noktada çocuklara sorumluluk vermek büyümeleri için çok önemli bir süreçtir.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.